Liseyi bitirdiğimde "münasip", "gayret", "mühim" gibi kelimeleri Osmanlı Türkçesi zannediyordum. Sonra fark ettim bunlar sadece eski değil, hâlâ var ama hiç kimse kullanmıyor. Dede babamın mekteplerinden kalan kitapları okuyunca anladım; bu kelimeler çıkıp gitmediler, biz gitmesini tercih ettik. "Müzayaka" yerine "dar durum" diyoruz, "meşakkat" yerine "zorluk". Basit mi, evet. Ama zamanla dilden çekilen kelimeler kaybolup gidiyor. Bir arkadaş sosyal medyada "garaz" yazınca "garaja" diye düzeltmesini istediler. Türkçe sözlüklerde hâlâ yazıyor ama konuşan kimse yok. Bu kelimeleri kullanan nesil azaldıkça unutulma hızlanıyor. Dil canlı organizma diye biliyoruz ama canlı organizmalar ölür de.
40