Mahalle bakkalları benim için ayrı bir dünya demekti. Çocukluğumda, 90'lı yılların başında, annem beni bakkala gönderdiğinde, sadece ekmek almakla kalmazdım. Bakkal amca, "bugün saçların biraz mat görünüyor, istersen şu şampuandan al" derdi. Bana özel olarak önerdiği, genelde bitkisel içerikli, lavantalı bir şampuanı denemiştim. Saçlarım parlamıştı resmen. O zamanlar bakkal sadece ürün satan bir yer değil, mahallenin cilt ve saç danışmanı gibiydi.
Şimdi ise büyük marketler her yanı sardı. Geçen hafta yeni bir şampuan almak için bir markete girdim, raflar doluydu ama danışacak kimse yoktu. Hatta bir görevliye saç dökülmesi için ne kullanabileceğimi sorduğumda, "orada yazıyor" diye kestirip attı. Mahalle bakkalımızda böyle bir şey yaşamazdım. Orada her ürünün hikayesi, kimin neye iyi geldiği bilinirdi. Bakkal amcanın bana verdiği o lavantalı şampuanı hala unutmam. Keşke o küçük dükkanlar geri gelse de sadece alışveriş değil, samimi bir tavsiye de alabilsek.
Şimdi ise büyük marketler her yanı sardı. Geçen hafta yeni bir şampuan almak için bir markete girdim, raflar doluydu ama danışacak kimse yoktu. Hatta bir görevliye saç dökülmesi için ne kullanabileceğimi sorduğumda, "orada yazıyor" diye kestirip attı. Mahalle bakkalımızda böyle bir şey yaşamazdım. Orada her ürünün hikayesi, kimin neye iyi geldiği bilinirdi. Bakkal amcanın bana verdiği o lavantalı şampuanı hala unutmam. Keşke o küçük dükkanlar geri gelse de sadece alışveriş değil, samimi bir tavsiye de alabilsek.
71