Arkadaşlıklar genellikle kimsenin yüksek sesle konuşmadığı yavaş bir uzaklaşmayla bitiyor. Bir bakmışsın, yazışmalar “nasılsın”la kalmış, cevaplar bir hafta sonra dönüyor. Benim için çoğu arkadaşlığın bitiş noktası, hayat ritminin değişmesiyle başladı—taşındığımda, iş değiştirdiğimde, bazen tek bir WhatsApp mesajı bile atmaya üşendiğimde. Berlin’de yaşarken çocukluk arkadaşım Murat’la aramız “kanka kesin görüşelim”de tıkandı mesela. Aslında kavga eden de yok, ortada büyük bir sebep de yok, sadece hayat ritmi birbirini yakalayamıyor, o kadar.
72