balkon_feslegen
Noter işlemlerinin anlamsız pahalılığı
Geçen bahar, malum domates fideleri ekme telaşı başladı bende. Bir de tohum takas grubu var, oradan güzel bir yerli domates tohumu buldum, çok sevindim. Ama adamlar sadece kargoyla göndermiyorlarmış, notere gidip taahhütname falan imzalamak lazımmış. "Aman ne olacak, beş dakikalık iş" dedim kendi kendime.
Kadıköy'deki notere gittim, sıra bayağı vardı. Yarım saat kadar bekledim, sonra sıra bana geldi. Küçücük bir kağıda, iki cümlelik bir metni onaylattım. Daktiloda yazılmış gibiydi, sanki 1980'lerden kalma. Görevli kadın "yüz yirmi lira" dediğinde şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. Sanki bahçemdeki toprağın tapusunu falan almışım gibi bir hava oldu. Yahu, bir domates tohumu için yüz yirmi lira verilir mi?
Benim o parayla kaç tane fide alırım, kaç çeşit tohum denerim, neler neler yaparım... Bir de geçenlerde, küçük bir balkon saksısı almıştım, plastik. Üç beş liraya hallettim işi. Kendi ellerimle toprağını doldurdum, çiçeğini ektim. O işlem bile bu noter işinden daha değerli, daha anlamlı geldi bana. Noterdeki o kağıt parçası, benim için sadece domates tohumuna giden anlamsız bir masraf oldu. Ne bir emeği var, ne bir katkısı. Sadece bir imza. O yüzden anlamıyorum, bu işlemler neden bu kadar pahalı?