Balkonumdaki fesleğenleri sulamayı aksatırsam yapraklar hemen solar, geçen yaz bunu İstanbul'un Temmuz sıcağında yaşadım, tam 38 dereceyi gördüğümüz günlerdi. Ben balkonda on pot fesleğen, bir de sardunyalarla uğraşıyorum, hepsi ayrı ayrı sulanmak istiyor, sabah erken saatlerde yapmazsam öğlen sıcağında kökler yanıyor. Geçen hafta yeni bir sulama seti aldım, Ikea'nın basit modelinden, ama o bile her gün kontrol gerektiriyor.
Budama işini de ihmal edince fesleğenler çalı gibi yayılıyor, geçen ay tam üç kez budadım, her seferinde taze yapraklar çıkınca motive oluyorum ama ertesi gün yeni sürgünler beliriyor. Balkonum 5 metrekare, küçük ama işler bitmiyor, geçen sene eylül ayında bir afid istilası yaşadım, eczaneden aldığım doğal böcek ilacıyla mücadele ettim, markası Biogrow'du, iki kutu kullandım ama tam temizlemek bir hafta aldı. Hobi olarak başladım, şimdi evdeki diğer işlerden daha çok zaman alıyor, mesela dün akşam pencereyi silerken fesleğenlere su sıçrattım, yeniden kurulamak zorunda kaldım.
Toprak değişimi mevsimi geldi mi, her fesleğen için ayrı torf alıyorum, geçen bahar 10 kiloluk bir torba alıp balkonda dağıttım, ama bir ay sonra yenisini eklemek gerekti, toprak çabuk tükeniyor. Balkon havasını temizliyor diye seviniyorum ama bu işler hiç bitmiyor, geçen sefer arkadaşları çağırdım, balkonda çay içerken fesleğenlerin kokusunu övdüler, ertesi gün yaprakları kontrol edince yeni bir sulama turu başladı. Bu rutin her mevsim farklılaşıyor, yazın sulama, kışın donma korkusu, ama ben her seferinde yeni bir şey öğreniyorum. Yaklaşık 150 kelime oldu, detaylarımı paylaşmak eğlenceli.