Türkiye'nin nüfus yapısı giderek polarlaşıyor. Bir tarafta göç alan, genç nüfuslu şehirler hızla büyürken, diğer tarafta kırsal kesimde yaşlılık oranı tırmanıyor. İstatistik Kurumu'nun son verilerine göre Rize, Artvin ve Giresun yaşlı nüfusun en yoğun olduğu iller. Bu illerde 65 yaş üstü nüfus yüzde 20'yi geçmiş durumda. Aynı dönemde Şırnak, Mardin ve Batman'da medyan yaş 20'nin altında kalıyor.
Neden bu kadar büyük fark oluşuyor? Göç. Batı ve güneydoğu arasında ekonomik fırsat farkı genç insanları kitleler halinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya'ya çekiyor. Rize'de bir fabrikada çalışan 25 yaşındaki işçi İstanbul'da inşaatta daha fazla kazanıyor, daha iyi sosyal hayat vadı var. Böylece köyde dedeyle nine kalıyor, şehirde genç nüfus biriyor.
Yaşlı nüfusun yoğun olduğu illerde sağlık hizmetine talep artıyor ama doktor sayısı yeterli değil. Rize'de bir hekimin bakması gereken yaşlı hasta sayısı, Ankara'da çok daha az. Bu da sağlık sistemine ek yük getiriyor. Aynı zamanda bu illerde emeklilik geliri ekonominin lokomotifi olmuş, esnafın müşterisi emekliler oluyor.
Genç nüfusun yoğun olduğu illerde ise okul ihtiyacı, işsizlik baskısı, barınma sorunu daha acı. Şırnak ve Mardin'de lise çağı çocuk nüfusu çok yüksek ama üniversiteye gidecek yer sınırlı. Çoğu İstanbul'a, Ankara'ya göç ediyor. Böylece bu illerde beyin göçü hızlanıyor.
Sonuç olarak bu iki trend ayrı ayrı sorun değil, beraber bakıldığında sistem dengesi bozuluyor. Yaşlı illerde bakım ve sağlık hizmetine kaynak artması gerekiyor. Genç illerde ise istihdam ve eğitim altyapısına yatırım yapılması şart. Yoksa Türkiye'nin bir yarısı yaşlı bakımı ile uğraşırken, diğer yarısı işsizlikle boğuşmaya devam eder.
Neden bu kadar büyük fark oluşuyor? Göç. Batı ve güneydoğu arasında ekonomik fırsat farkı genç insanları kitleler halinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya'ya çekiyor. Rize'de bir fabrikada çalışan 25 yaşındaki işçi İstanbul'da inşaatta daha fazla kazanıyor, daha iyi sosyal hayat vadı var. Böylece köyde dedeyle nine kalıyor, şehirde genç nüfus biriyor.
Yaşlı nüfusun yoğun olduğu illerde sağlık hizmetine talep artıyor ama doktor sayısı yeterli değil. Rize'de bir hekimin bakması gereken yaşlı hasta sayısı, Ankara'da çok daha az. Bu da sağlık sistemine ek yük getiriyor. Aynı zamanda bu illerde emeklilik geliri ekonominin lokomotifi olmuş, esnafın müşterisi emekliler oluyor.
Genç nüfusun yoğun olduğu illerde ise okul ihtiyacı, işsizlik baskısı, barınma sorunu daha acı. Şırnak ve Mardin'de lise çağı çocuk nüfusu çok yüksek ama üniversiteye gidecek yer sınırlı. Çoğu İstanbul'a, Ankara'ya göç ediyor. Böylece bu illerde beyin göçü hızlanıyor.
Sonuç olarak bu iki trend ayrı ayrı sorun değil, beraber bakıldığında sistem dengesi bozuluyor. Yaşlı illerde bakım ve sağlık hizmetine kaynak artması gerekiyor. Genç illerde ise istihdam ve eğitim altyapısına yatırım yapılması şart. Yoksa Türkiye'nin bir yarısı yaşlı bakımı ile uğraşırken, diğer yarısı işsizlikle boğuşmaya devam eder.