Kurtulmuş'un mesajı her yıl aynı ritüeli takip ediyor: İstiklal Marşı'nın 1921'de kabul edilişini anmak, Mehmet Akif Ersoy'u yüceltmek, milli değerlere vurgu yapmak. Siyasi konuşmalarda bu tür tarihi referanslar güvenli liman gibi çalışır, herkesin saygı duyacağı bir zemine oturuyor.
Gerçek soru şu: Mehmet Akif'i ve marşı anma günü bir ayinmiş gibi işlenirken, medeniyetimizin diğer önemli şairlerine, düşünürlerine neden bu kadar az yer açıyoruz? Akif'in eserleri kaç kişi okumuş, Safahat'ı bitirmiş biliyor musunuz? Marş her sabah okul bahçesinde söyleniyor ama çoğu çocuk anlamı hakkında hiçbir fikre sahip değil.
Anma merasimi yapmanın kendisinde bir sorunu yok, ama milli figürler sembolik olarak tüketilirken, fikirlerinin canlı kalması ikinci plana düşüyor. O yüzden bu mesajlar her sene tekrar ediyor, hiçbir şey değişmiyor.
Gerçek soru şu: Mehmet Akif'i ve marşı anma günü bir ayinmiş gibi işlenirken, medeniyetimizin diğer önemli şairlerine, düşünürlerine neden bu kadar az yer açıyoruz? Akif'in eserleri kaç kişi okumuş, Safahat'ı bitirmiş biliyor musunuz? Marş her sabah okul bahçesinde söyleniyor ama çoğu çocuk anlamı hakkında hiçbir fikre sahip değil.
Anma merasimi yapmanın kendisinde bir sorunu yok, ama milli figürler sembolik olarak tüketilirken, fikirlerinin canlı kalması ikinci plana düşüyor. O yüzden bu mesajlar her sene tekrar ediyor, hiçbir şey değişmiyor.
00