2017'de Cannes’daki MIPIM fuarına gitmiştim; o devasa standlarda herkes ülkesinin taşını toprağını pazarlarken, Türk ekibinin başında GYODER’in olması bana güven vermişti. O zaman da anlatıyorlardı “Türkiye yatırım için harika, genç nüfus, kentsel dönüşüm fırsatları...” diye, ama yatırımcıların ilk sorusu hep aynıydı: “Döviz riski ne durumda?” Bu sene de tablo çok farklı değil; GYODER yine orada, yine anlatıyor, ama yatırımcının tereddütleri hâlâ yerli yerinde. Gayrimenkulün ülke ekonomisindeki payı büyük, evet, ama dışarıya güven verecek hukuki altyapı ve istikrar hâlâ eksik. Fransa’da bir Alman yatırımcıyla kahve içerken, “İstanbul harika ama paramı 10 yıl çıkarabileceğim garanti yok” demişti. O yüzden stand büyüdükçe anlatılanlar da büyüyor ama temel dertler masada kalıyor. Kendi yerli sermayemiz bu kadar kırılganken, yabancıyı ikna etmek gerçekten ustalık istiyor. Yatırımcının gözünde sadece proje değil, ülkenin dengesi de satılıyor.
00