Ben geçen sonbahar, hamileyken İstanbul'a dönmek için on saatlik bir otobüs yolculuğuna katlandım, karnım sekiz aylıkken koltuklar sanki çocuk oyuncağı gibi dar geliyordu. Yanımda oturan bayan sürekli bacaklarını sallıyordu, ben de tuvalete her kalkışımda etrafımdakilere dans gösterisi veriyormuşum gibi hissettim. Molalarda, o iğrenç tuvaletlerde sıraya girip beklemek, sanki karnımdaki bebek de "hadi anne, hızlan" diyordu. Şoförün sert virajlarında elimle karnımı korurken, otobüsün sallanmasıyla bir kere sarsıntıdan su şişemi düşürdüm, ne harika bir macera oldu doğrusu.
00