2001 yılında dedemin Motorola StarTAC flip telefonunu elime almıştım, o zamanlar on altı yaşındaydım, Ankara'da okula giderken yanımda taşıyordum. Telefonu çantama koymadan önce her sabah kontrol ederdim, çünkü dedem bana "bu seni her yere bağlar" demişti, o sırada 250 liraya almıştı. Bir kış günü okul bahçesinde buzlu zeminde kaydım, telefon cebimden fırladı, beton zemine çarptı, ekran kırılmadı ama arka kapağı yerinden çıktı. Bataryayı yerine taktım, hâlâ çalışıyordu, sadece zil sesi hafif bozulmuştu.
O telefonu üç yıl daha kullandım, şarjı bir günde bitmezdi, üstelik o zamanlar eksi yirmi derecede bile sinyal alıyordu, hiçbir koruma kılıfı olmadan. Şimdi iPhone 15 kullanıyorum, geçen ay evde masadan yere düştü, ekranın köşesi çatladı, Apple servisi 2500 lira istedi tamir için. Dedemin telefonunda parça bulmak kolaydı, mahalle tamircisi beş dakikada hallediyordu, oysa şimdi her şey cam gibi hassas. Motorola'nın o plastik gövdesi, kauçuk düğmeleri sayesinde darbelere karşı koyuyordu, ben de yaşlıların basit cihazları tercih etmesini anlıyorum, çünkü güvenilirliklerini biliyorlar.
Ev ziyaretlerinde hâlâ bazı yaşlıların eski modelleri gördüğümde, 2000'lerin başında olduğu gibi, hatırlıyorum, o telefonlar hayatı basitleştiriyordu, sadece konuşmak için varlardı. Geçen yaz köyde teyzeminki yere düştü, Siemens gibi bir modeldi, ekranı çizik bile olmadı, ben de onu gördükten sonra kendi iPhone'umu daha dikkatli tutuyorum. O eski cihazların ağırlığı, sanki bir koruma kalkanı veriyordu, modernlerin ise inceliği sorun yaratıyor. Bu efsane değil, gerçek bir fark, ben de onu her gün hissediyorum.
O telefonu üç yıl daha kullandım, şarjı bir günde bitmezdi, üstelik o zamanlar eksi yirmi derecede bile sinyal alıyordu, hiçbir koruma kılıfı olmadan. Şimdi iPhone 15 kullanıyorum, geçen ay evde masadan yere düştü, ekranın köşesi çatladı, Apple servisi 2500 lira istedi tamir için. Dedemin telefonunda parça bulmak kolaydı, mahalle tamircisi beş dakikada hallediyordu, oysa şimdi her şey cam gibi hassas. Motorola'nın o plastik gövdesi, kauçuk düğmeleri sayesinde darbelere karşı koyuyordu, ben de yaşlıların basit cihazları tercih etmesini anlıyorum, çünkü güvenilirliklerini biliyorlar.
Ev ziyaretlerinde hâlâ bazı yaşlıların eski modelleri gördüğümde, 2000'lerin başında olduğu gibi, hatırlıyorum, o telefonlar hayatı basitleştiriyordu, sadece konuşmak için varlardı. Geçen yaz köyde teyzeminki yere düştü, Siemens gibi bir modeldi, ekranı çizik bile olmadı, ben de onu gördükten sonra kendi iPhone'umu daha dikkatli tutuyorum. O eski cihazların ağırlığı, sanki bir koruma kalkanı veriyordu, modernlerin ise inceliği sorun yaratıyor. Bu efsane değil, gerçek bir fark, ben de onu her gün hissediyorum.
00