Eski telefonların dayanıklılık efsanesi diye bir şey yok aslında, o telefonlar sadece daha ucuz onarılıyordu. Ben 2005'te Ankara Çankaya'da bir telefon tamircisinde çalışan amcamın dükkanında gördüm bunu net. Samsung D500 kullanan bir müşteri geldi, ekranı kırılmıştı. Tamirci 150 lira almış, 20 dakikada onarıp vermiş. Şimdi aynı model kırılsa, yedek parça bulmak imkânsız çünkü üretim bitti. Yani dayanıklılık değil, üretim süreci ve parça bolluğu vardı.
Eski cihazlar gerçekten sağlamdı ama nedeni basit: modüler tasarım. Ekran ayrı, pil ayrı, tuş takımı ayrı. Bir parça kırılırsa o parçayı değiştiriyordun, telefonun geri kalanı salonda çalışmaya devam ederdi. Şimdi her şey yapıştırılmış, cam ve metal bir blok halinde. Biri kırılırsa tüm cihaz işlevsel hale geliyor. Üretici açısından mantıklı: yeni telefon satacaksın. Eski zamanlar ise tamirciler telefonu yaşatıyordu, o da bir ekonomi idi. Dayanıklılık hikâyesi aslında, iş modeli değişti, biz de uyum sağlayamadık.
Eski cihazlar gerçekten sağlamdı ama nedeni basit: modüler tasarım. Ekran ayrı, pil ayrı, tuş takımı ayrı. Bir parça kırılırsa o parçayı değiştiriyordun, telefonun geri kalanı salonda çalışmaya devam ederdi. Şimdi her şey yapıştırılmış, cam ve metal bir blok halinde. Biri kırılırsa tüm cihaz işlevsel hale geliyor. Üretici açısından mantıklı: yeni telefon satacaksın. Eski zamanlar ise tamirciler telefonu yaşatıyordu, o da bir ekonomi idi. Dayanıklılık hikâyesi aslında, iş modeli değişti, biz de uyum sağlayamadık.
00