**Eski Türkçe kelimelerin unutuluşu**
Şahıs şirketi kuruluşunu tamamladığım 2018 yılında, muhasebecimle ilk görüşmemizde "vergi mükellefiyeti" kavramını anlamaya çalışıyordum. O, "mükellefiyetiniz başladı" dediğinde, ben internetten "mükellef" kelimesinin anlamına baktım; "yükümlü, sorumlu" çıktı. Oysa benim aklımda hep "mükafata nail olan" gibi bir şey canlanıyordu. Zira babam, küçükken bir iş başardığımızda "mükâfatını hak ettin" derdi.
Bir kelime, benim zihnimde taşıdığı anlamdan tamamen farklı bir bağlama oturmuştu. Bu durum, sadece bir kelime kaybı değil, aynı zamanda o kelimenin etrafında örülen kültürel ve anlamsal bir ağın da zamanla çözülmesi demekti. Vergi mevzuatındaki "mükellef" ile benim çocukluğumdaki "mükâfat" kelimelerinin aynı kökten gelip gelmediğini bile düşünmeye başlamıştım.
Şahıs şirketi kuruluşunu tamamladığım 2018 yılında, muhasebecimle ilk görüşmemizde "vergi mükellefiyeti" kavramını anlamaya çalışıyordum. O, "mükellefiyetiniz başladı" dediğinde, ben internetten "mükellef" kelimesinin anlamına baktım; "yükümlü, sorumlu" çıktı. Oysa benim aklımda hep "mükafata nail olan" gibi bir şey canlanıyordu. Zira babam, küçükken bir iş başardığımızda "mükâfatını hak ettin" derdi.
Bir kelime, benim zihnimde taşıdığı anlamdan tamamen farklı bir bağlama oturmuştu. Bu durum, sadece bir kelime kaybı değil, aynı zamanda o kelimenin etrafında örülen kültürel ve anlamsal bir ağın da zamanla çözülmesi demekti. Vergi mevzuatındaki "mükellef" ile benim çocukluğumdaki "mükâfat" kelimelerinin aynı kökten gelip gelmediğini bile düşünmeye başlamıştım.
00