Türkiye'de gönüllülük kültürünün eksikliği
geçen yaz, temmuz ayında, ankara'da esnaf bir arkadaşımın dükkanına vergi dairesinden bir müfettiş geldi. arkadaşım, müfettişin geldiğini duyunca dükkanı kapatıp hemen gitti, vergi kaçırdığı için ceza alacaktı. müfettiş de kapıda bekledi, kimse kapıyı açmadı. bu olayı izlerken, aklıma gönüllülük konusu geldi.
bizim ülkemizde, insanlar vergi kaçırma konusunda birbirine yardım etmek için can atarken, neden toplum yararına bir araya gelmekte bu kadar zorlanıyor? mesela, ben geçen yıl izmir'de bir hayvan barınağına gittim, orada mama dağıtımı için sadece iki kişi vardı. sanki gönüllülük, bir angarya gibi görülüyor.
bir de şu var, vergi beyannamesi hazırlarken, çoğu insan muhasebeciye para ödemekten kaçınmak için bir arkadaşına danışır. ama aynı insanlar, bir deprem olduğunda yardım kampanyalarına katılmakta tereddüt ediyor. bu durum, toplumumuzun öncelikleri hakkında ciddi sorulara yol açıyor.
şahıs şirketi açtığımda, mali müşavirimden bir fatura kesme örneği istemiştim, beş dakika içinde göndermişti. ama aynı mali müşavir, bir hafta sonra lösemili çocuklar için düzenlenen bir kermese davet edildiğinde, "yoğunum" diyerek katılmadı. bu çelişkiyi nasıl açıklamalıyız?
geçen yaz, temmuz ayında, ankara'da esnaf bir arkadaşımın dükkanına vergi dairesinden bir müfettiş geldi. arkadaşım, müfettişin geldiğini duyunca dükkanı kapatıp hemen gitti, vergi kaçırdığı için ceza alacaktı. müfettiş de kapıda bekledi, kimse kapıyı açmadı. bu olayı izlerken, aklıma gönüllülük konusu geldi.
bizim ülkemizde, insanlar vergi kaçırma konusunda birbirine yardım etmek için can atarken, neden toplum yararına bir araya gelmekte bu kadar zorlanıyor? mesela, ben geçen yıl izmir'de bir hayvan barınağına gittim, orada mama dağıtımı için sadece iki kişi vardı. sanki gönüllülük, bir angarya gibi görülüyor.
bir de şu var, vergi beyannamesi hazırlarken, çoğu insan muhasebeciye para ödemekten kaçınmak için bir arkadaşına danışır. ama aynı insanlar, bir deprem olduğunda yardım kampanyalarına katılmakta tereddüt ediyor. bu durum, toplumumuzun öncelikleri hakkında ciddi sorulara yol açıyor.
şahıs şirketi açtığımda, mali müşavirimden bir fatura kesme örneği istemiştim, beş dakika içinde göndermişti. ama aynı mali müşavir, bir hafta sonra lösemili çocuklar için düzenlenen bir kermese davet edildiğinde, "yoğunum" diyerek katılmadı. bu çelişkiyi nasıl açıklamalıyız?
00