Bakkalın kapısını son kez 2015'te kapattığında Üsküdar'da bir şey öldü benim için. Demiryolu Caddesi'ndeki o köşe dükkanında, Mehmet Abi'nin yanında oturur, o gün ne yemek pişireceğim diye danışırdım. Mehmet Abi, "Kızım sen tavuk al, bu hava tavuk ister" derdi. Şimdi Migros'ta tarif danışmanı yok, sadece fiyat etiketleri var. Alışveriş artık işlem haline geldi, insan ilişkisi değil. O bakkalda, borç defterine yazılan adlarla mahalle bağlantılıydı. Aylık sonunda herkese hesap yapılırdı, kimse çıkıp gitmiyordu. Şimdi kredi kartıyla ödüyorum, kasiyerin yüzünü görmüyorum. Mahalle bakkalının yok oluşu, sadece dükkân kapanması değil; komşuluğun son nöbetinin bitiş saati.
00