Mahalle bakkalı, 2000'li yılların başında Ankara Keçiören'de benim için vergi danışmanı, psikoloji terapisti ve kredi veren kişiydi aynı anda. Bakkal Mehmet Amca, benden borç para istediğimde "Oğul, sen bu ay kötü geçirmişsin, 500 lira al, iki aya böl" derdi. Hipermarket gelince o ilişki bitmiş, ben de artık ödeme kartıyla alışveriş yapan bir robot oldum. Şimdi Taksim'de yaşıyorum, dört dört hipermarket var ama hiçbirinin sahibini bilmiyorum. Mahalle bakkalının yok oluşu aslında borç para vermesi, seni tanıması, çocukluğunu bilmesi demek olan insanın yok oluşu. Gıdanın ucuz olması önemli ama Mehmet Amca'nın "Şu ay çok kötü geçti mi?" sorusunun yerini hiçbir fiyat indirimi dolduramıyor.
00