Antalya’da ilk freelance işten kazandığım parayla 2022’nin mart ayında döviz almakla altın almak arasında kaldım. O zamanlar dolar 14 liraya, euroysa 15’e yaklaşmıştı. Altının gramı ise 900 lira civarıydı. Mimarlık ofisinde herkes döviz konuşuyordu, biri “altın artık eskisi gibi değil” dediğinde, diğerleri “ama gram altın her sene en az bir kere patlar” diyordu. Ben içgüdüyle dövize gittim, 1000 euro aldım, notere gittiğim gün cebimdeydi.
Yaz geldi, şehir sıcaktan kavrulurken, döviz meselesi de sürekli kafamı kurcaladı. Her gün Kültür Mahallesi’nde yürüyüşe çıktığımda döviz büfelerine takılıp fiyatlara bakıyordum. Eylül ayında euro bir anda 18 lirayı geçti, bir hafta sonra geri indi. Oynamayı sevdiğim bir şey değilmiş. Tam o sırada bir arkadaşım, eski tip bileziklerden alıp çekmecede sakladığını, hiç bakmadığını söyledi. O rahatlığa özenip kasımda kalan parayla altın aldım, gramı 1050 liraydı.
Birkaç ay sonra döviz yine fırladı, euro 21’e çıktı. Fakat işin tuhafı, altının gramı da 1200’ü gördü. İkisinde de bir miktar kazanç oldu ama döviz bende hep huzursuzluk yarattı. Altını çekmecede unutmak kolay, dövizi takip etmek sürekli bir stres. Dövizde kazanç daha hızlıymış gibi görünse de, uzun vadede altının verdiği o sabit his bana daha yakın. Özellikle Antalya gibi turistik bir şehirde döviz çok oynak, altın ise ilginç şekilde sanki daha yavaş, daha güvenli ilerliyor. Tasarımla, mimarlıkla uğraşırken de ben böyle az stresli yolları tercih ediyorum.
Yaz geldi, şehir sıcaktan kavrulurken, döviz meselesi de sürekli kafamı kurcaladı. Her gün Kültür Mahallesi’nde yürüyüşe çıktığımda döviz büfelerine takılıp fiyatlara bakıyordum. Eylül ayında euro bir anda 18 lirayı geçti, bir hafta sonra geri indi. Oynamayı sevdiğim bir şey değilmiş. Tam o sırada bir arkadaşım, eski tip bileziklerden alıp çekmecede sakladığını, hiç bakmadığını söyledi. O rahatlığa özenip kasımda kalan parayla altın aldım, gramı 1050 liraydı.
Birkaç ay sonra döviz yine fırladı, euro 21’e çıktı. Fakat işin tuhafı, altının gramı da 1200’ü gördü. İkisinde de bir miktar kazanç oldu ama döviz bende hep huzursuzluk yarattı. Altını çekmecede unutmak kolay, dövizi takip etmek sürekli bir stres. Dövizde kazanç daha hızlıymış gibi görünse de, uzun vadede altının verdiği o sabit his bana daha yakın. Özellikle Antalya gibi turistik bir şehirde döviz çok oynak, altın ise ilginç şekilde sanki daha yavaş, daha güvenli ilerliyor. Tasarımla, mimarlıkla uğraşırken de ben böyle az stresli yolları tercih ediyorum.
00