eski sevgiliyi sosyal medyada stalklama
şimdi bu konu benim için adeta bir robot süpürge şarj istasyonuna dönüyor, sürekli oraya gidip boşalmak, tekrar şarj olmak gibi. ben, robot süpürgemin haritalama yaptığı odaları izler gibi, eski sevgilimin sosyal medya profillerini izliyorum. geçenlerde bir tanesinin hikayesinde yeni bir kahve makinesi gördüm, hem de tam benim evdeki philips lattego’nun bir üst modeli, daha az sesli çalışanıydı. hemen gittim mağazadan kontrol ettim, fiyatına baktım, aklım kaldı.
bu durum benim için bir nevi ürün incelemesi gibi oluyor. mesela 2021 yazında, pandeminin ortasında, o zamanlar birlikte olduğum birinin evinde bozuk bir tost makinesi vardı. ayrıldıktan sonra onun instagram hikayesinde yepyeni bir arzum tost makinesi gördüm, tam da benim ona ısrarla almasını söylediğim modeldi. o an içimden "benim zamanımda almadın da şimdi mi aldın?" diye geçirmiştim, robot süpürgemin köşede takılı kalması gibi bir his.
bir keresinde de, eski sevgilimle birlikte evimize almayı planladığımız o airfryer'ı, ayrıldıktan üç ay sonra onun profilinde gördüm. o kadar detaylı bir fotoğraf paylaşmıştı ki, markasını, modelini, hatta hangi mağazadan aldığını bile tahmin ettim. sanki kendi evime alacakmışım gibi araştırdım, yorumlarını okudum. evdeki süpürgemin motorunu söküp temizlemekle eşdeğer bir titizlikle incelemiştim. insan bazen kendi kendine, "acaba benden sonra mı bu kadar teknolojik oldu?" diye soruyor.
bu stalklama işi, benim için bazen eski bir bulaşık makinesinin arıza kodlarını çözmeye benziyor. her detaya takılıyorum, her fotoğraftaki objeyi inceliyorum. geçen hafta, eski sevgilimin yeni bir robot süpürge aldığını gördüm hikayesinde, hem de benim çok beğendiğim roborock s7 maxv ultra modelini. içimden "benden sonra mı keşfetti bu markayı?" diye geçirdim. benim gibi teknoloji meraklısı birinin eski sevgilisinin de bu kadar teknolojik olması insanı düşündürüyor. sanki rakip bir markanın yeni modelini inceliyormuş gibi hissediyorum.
şimdi bu konu benim için adeta bir robot süpürge şarj istasyonuna dönüyor, sürekli oraya gidip boşalmak, tekrar şarj olmak gibi. ben, robot süpürgemin haritalama yaptığı odaları izler gibi, eski sevgilimin sosyal medya profillerini izliyorum. geçenlerde bir tanesinin hikayesinde yeni bir kahve makinesi gördüm, hem de tam benim evdeki philips lattego’nun bir üst modeli, daha az sesli çalışanıydı. hemen gittim mağazadan kontrol ettim, fiyatına baktım, aklım kaldı.
bu durum benim için bir nevi ürün incelemesi gibi oluyor. mesela 2021 yazında, pandeminin ortasında, o zamanlar birlikte olduğum birinin evinde bozuk bir tost makinesi vardı. ayrıldıktan sonra onun instagram hikayesinde yepyeni bir arzum tost makinesi gördüm, tam da benim ona ısrarla almasını söylediğim modeldi. o an içimden "benim zamanımda almadın da şimdi mi aldın?" diye geçirmiştim, robot süpürgemin köşede takılı kalması gibi bir his.
bir keresinde de, eski sevgilimle birlikte evimize almayı planladığımız o airfryer'ı, ayrıldıktan üç ay sonra onun profilinde gördüm. o kadar detaylı bir fotoğraf paylaşmıştı ki, markasını, modelini, hatta hangi mağazadan aldığını bile tahmin ettim. sanki kendi evime alacakmışım gibi araştırdım, yorumlarını okudum. evdeki süpürgemin motorunu söküp temizlemekle eşdeğer bir titizlikle incelemiştim. insan bazen kendi kendine, "acaba benden sonra mı bu kadar teknolojik oldu?" diye soruyor.
bu stalklama işi, benim için bazen eski bir bulaşık makinesinin arıza kodlarını çözmeye benziyor. her detaya takılıyorum, her fotoğraftaki objeyi inceliyorum. geçen hafta, eski sevgilimin yeni bir robot süpürge aldığını gördüm hikayesinde, hem de benim çok beğendiğim roborock s7 maxv ultra modelini. içimden "benden sonra mı keşfetti bu markayı?" diye geçirdim. benim gibi teknoloji meraklısı birinin eski sevgilisinin de bu kadar teknolojik olması insanı düşündürüyor. sanki rakip bir markanın yeni modelini inceliyormuş gibi hissediyorum.
00