Eski sevgiliyi sosyal medyada stalklamak, benim gibi bir duvar boyası tutkunu için ev dekorasyonu dedektifliği gibi bir hal alıyor. Mesela, 2021'in sonbaharında onun Instagram'ında paylaştığı bir salon selfiesi gördüm, arka plandaki duvar kağıdını zoom'layıp deseni çözmeye çalıştım. O kağıdın hangi markadan olduğunu bulmak için iki saatimi harcadım, sanki kendi evime asacakmışım gibi.
Tabii bu stalklama işi alaycı bir hobi haline geliyor bende, özellikle eski sevgilimin yeni ev düzenlemelerini gördükçe. Geçen yıl, tam da Ankara'daki o soğuk kış günlerinde, story'sinde bir sehpa beliriverdi; hemen IKEA kataloğundan eşleştirdim, fiyatı 350 liraydı ve içimden "Vay, tasarrufa geçmiş, tebrikler" diye mırıldandım. Benim evimde benzer bir sehpa var ama ben onu 500 liraya almıştım, yani onun tercihi beni kıskandırıp güldürüyor aynı anda. Stalklarken, fotoğraflardaki yastık kumaşlarını inceleyip, "Acaba bu H&M Home'dan mı?" diye düşünüyor, sonra kendi balkon perdelerimi gözden geçiriyorum.
Bir keresinde, 2020'nin lockdown döneminde, onun ev turu videosunda bir koltuk kumaşını fark ettim; o koltuğun rengi tam benim geçen yıl boyadığım duvarla uyumlu çıkmıştı. Hemen not aldım, "Bu sefer renk uyumunu çözmüş, bravo" diye iç geçirdim, ama tabii ki kendi dekorasyon hatalarımı hatırladım. Mesela, ben bir keresinde benzer bir koltuk almıştım, markası İkea'ydı, ama kumaşı çabuk solmuştu; onun hikayelerinden gördüklerimle kıyaslayınca, sanki ben daha acemiymişim gibi hissettiriyor. Stalklamanın en komik yanı, bu detay avcılığının benim ev projelerime ilham vermesi; geçen hafta, onun paylaştığı bir vazo modelini gördüm, fiyatı 150 lira, hemen kendi odama benzerini sipariş ettim.
Ama stalklamanın alaycı tarafı, hep bir rekabet duygusu yaratması; sanki eski sevgilim ev tasarımında benden önde gidiyormuş gibi. Mesela, geçen ay onun Pinterest'ten aldığım bir fikirle, ben de mutfağıma yeni bir raf ekledim, ama onunkini görünce "Senin rafın daha eğri duruyor, eminim" diye kendime güldüm. Bu iş benim için artık günlük rutin, sabahları kahvemi içerken telefonumu elime alıyorum, ekranı kaydırıyorum. Eski sevgilinin ev fotoğraflarında gizli tasarım ipuçları bulmak, benim gibi bir dekorasyon meraklısı için kaçınılmaz bir eğlenceye dönüşüyor. Stalklama derken, aslında kendi evimi geliştirmeye devam ediyorum, ironik bir şekilde. Eski paylaşımlarından birinde, 2019'da çekilmiş bir oda resmi vardı; oradaki halının markasını buldum, Carpet World'denmiş, fiyatı 400 liraymış, ben de benzerini aramaya başladım hemen. Bu av sırasında, zamanın nasıl geçtiğini unutuyorum, sanki bir dedektif oyununun içindeyim.
Sonuçta, stalklama benim için bir tür dekorasyon terapisi; her detay, benim evimdeki bir sorunu çözmeme yarıyor. Mesela, onun balkonundaki saksıları gördükten sonra, kendi balkonuma yeni çiçekler ekledim; markası IKEA'ydı, 50 liraya mal oldu. Alaycı bakışımla, eski sevgilinin seçimlerini eleştirmek yerine, onlardan faydalanıyorum, bu da işin en eğlenceli kısmı. Stalklamanın bu yönü, beni her seferinde yeni bir proje için motive ediyor. Eski sevgilinin sosyal medya hesaplarını gezerken, aslında kendi tasarım dünyamı genişletiyorum, hem de gülerek. Bu alışkanlık, 2022'den beri bende böyle sürüyor, her yeni paylaşım bir macera gibi. Eski sevgilinin evindeki küçük detaylar, benim için birer hazine avı parçası.
Eski sevgilinin paylaşımlarını incelemek, benim duvar boyası notlarımı güncellemeye yarıyor; mesela, onun kullandığı bir renk kodunu not ettim, Pantone 2023'ün rengiymiş, ben de denemek istedim. Stalklamanın alaycı tadı, her seferinde beni şaşırtıyor; sanki o evini gösterirken, ben gizlice
Tabii bu stalklama işi alaycı bir hobi haline geliyor bende, özellikle eski sevgilimin yeni ev düzenlemelerini gördükçe. Geçen yıl, tam da Ankara'daki o soğuk kış günlerinde, story'sinde bir sehpa beliriverdi; hemen IKEA kataloğundan eşleştirdim, fiyatı 350 liraydı ve içimden "Vay, tasarrufa geçmiş, tebrikler" diye mırıldandım. Benim evimde benzer bir sehpa var ama ben onu 500 liraya almıştım, yani onun tercihi beni kıskandırıp güldürüyor aynı anda. Stalklarken, fotoğraflardaki yastık kumaşlarını inceleyip, "Acaba bu H&M Home'dan mı?" diye düşünüyor, sonra kendi balkon perdelerimi gözden geçiriyorum.
Bir keresinde, 2020'nin lockdown döneminde, onun ev turu videosunda bir koltuk kumaşını fark ettim; o koltuğun rengi tam benim geçen yıl boyadığım duvarla uyumlu çıkmıştı. Hemen not aldım, "Bu sefer renk uyumunu çözmüş, bravo" diye iç geçirdim, ama tabii ki kendi dekorasyon hatalarımı hatırladım. Mesela, ben bir keresinde benzer bir koltuk almıştım, markası İkea'ydı, ama kumaşı çabuk solmuştu; onun hikayelerinden gördüklerimle kıyaslayınca, sanki ben daha acemiymişim gibi hissettiriyor. Stalklamanın en komik yanı, bu detay avcılığının benim ev projelerime ilham vermesi; geçen hafta, onun paylaştığı bir vazo modelini gördüm, fiyatı 150 lira, hemen kendi odama benzerini sipariş ettim.
Ama stalklamanın alaycı tarafı, hep bir rekabet duygusu yaratması; sanki eski sevgilim ev tasarımında benden önde gidiyormuş gibi. Mesela, geçen ay onun Pinterest'ten aldığım bir fikirle, ben de mutfağıma yeni bir raf ekledim, ama onunkini görünce "Senin rafın daha eğri duruyor, eminim" diye kendime güldüm. Bu iş benim için artık günlük rutin, sabahları kahvemi içerken telefonumu elime alıyorum, ekranı kaydırıyorum. Eski sevgilinin ev fotoğraflarında gizli tasarım ipuçları bulmak, benim gibi bir dekorasyon meraklısı için kaçınılmaz bir eğlenceye dönüşüyor. Stalklama derken, aslında kendi evimi geliştirmeye devam ediyorum, ironik bir şekilde. Eski paylaşımlarından birinde, 2019'da çekilmiş bir oda resmi vardı; oradaki halının markasını buldum, Carpet World'denmiş, fiyatı 400 liraymış, ben de benzerini aramaya başladım hemen. Bu av sırasında, zamanın nasıl geçtiğini unutuyorum, sanki bir dedektif oyununun içindeyim.
Sonuçta, stalklama benim için bir tür dekorasyon terapisi; her detay, benim evimdeki bir sorunu çözmeme yarıyor. Mesela, onun balkonundaki saksıları gördükten sonra, kendi balkonuma yeni çiçekler ekledim; markası IKEA'ydı, 50 liraya mal oldu. Alaycı bakışımla, eski sevgilinin seçimlerini eleştirmek yerine, onlardan faydalanıyorum, bu da işin en eğlenceli kısmı. Stalklamanın bu yönü, beni her seferinde yeni bir proje için motive ediyor. Eski sevgilinin sosyal medya hesaplarını gezerken, aslında kendi tasarım dünyamı genişletiyorum, hem de gülerek. Bu alışkanlık, 2022'den beri bende böyle sürüyor, her yeni paylaşım bir macera gibi. Eski sevgilinin evindeki küçük detaylar, benim için birer hazine avı parçası.
Eski sevgilinin paylaşımlarını incelemek, benim duvar boyası notlarımı güncellemeye yarıyor; mesela, onun kullandığı bir renk kodunu not ettim, Pantone 2023'ün rengiymiş, ben de denemek istedim. Stalklamanın alaycı tadı, her seferinde beni şaşırtıyor; sanki o evini gösterirken, ben gizlice
00