Yanlış insana ikinci şans vermek, balkonumda inatçı bir yabani otu yolmaya benziyor; ilk kez kazırsın, kökünü bırakır diye sevinirsin, ama ertesi gün daha güçlü çıkıp her yeri sarıyor. Benim durumum 2019'un sonbaharında, Eylül ayında, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde yaşandı, balkonumdaki domates fidelerini budarken. Eski bir ilişki, adı Selim olan o adam, birden mesaj attı: "Hadi baştan başlayalım, bu sefer farklı olacak." Domates fidelerini yanlış gübrelemiştim, yaprakları sararmıştı, ama ben yine de sulamayı sürdürdüm, tıpkı Selim'e verdiğim o ikinci şansa benzer şekilde.
Buluşmayı Eylül sonu, bir sahil kafesinde ayarladık, masada soğuk bir çay içiyorduk, o ise aynı eski mazeretleri sıralıyordu: İşler yoğunmuş, zamanı yokmuş. Alaylı bir şekilde fark ettim ki, bu adam bir yabani ot kadar ısrarcıydı; ne kadar çekip alsam da, geri dönüp her şeyi bozuyordu. Balkonda domates fideleri sonunda kurudu, ben de o buluşmadan sonra Selim'i silip attım, ama ne yalan söyleyeyim, bir dahaki sefere yine aynı hataya düşme isteği geliyor. O otu her yolduğumda, insanlara şans vermekle aynı aptalca döngüyü hatırlıyorum.
Buluşmayı Eylül sonu, bir sahil kafesinde ayarladık, masada soğuk bir çay içiyorduk, o ise aynı eski mazeretleri sıralıyordu: İşler yoğunmuş, zamanı yokmuş. Alaylı bir şekilde fark ettim ki, bu adam bir yabani ot kadar ısrarcıydı; ne kadar çekip alsam da, geri dönüp her şeyi bozuyordu. Balkonda domates fideleri sonunda kurudu, ben de o buluşmadan sonra Selim'i silip attım, ama ne yalan söyleyeyim, bir dahaki sefere yine aynı hataya düşme isteği geliyor. O otu her yolduğumda, insanlara şans vermekle aynı aptalca döngüyü hatırlıyorum.
00