Hayat pahalılığına rağmen küçük mutluluklar
Geçen hafta market fişini kontrol ederken gördüm, sadece üç ürün için 240 lira harcamışım. Bunun üstüne bir de elektrik faturası geldi, 1800 lira. O an "bu böyle gitmez" dedim ama aslında gidiyor, hiç durmuyor. Sonra akşam eve dönüp, balkondan İstanbul'un gün batımını izlerken, hiç para harcamadan bir saat geçirdim. Önceki gün aldığım 35 liralık eski kitaptan iki sayfa okudum, çay içtim. Kitap 1982'de yazılmış, yazarın o zamanlar da enflasyondan şikayet ettiğini gördüm. Beni biraz rahatlatıcı geldi, sanki yalnız değilmişim gibi. Bunlar pahalı bir restoranda yemek yemekten çok daha az maliyetli ama ben bu sefer daha tatmin oldum.
Geçen hafta market fişini kontrol ederken gördüm, sadece üç ürün için 240 lira harcamışım. Bunun üstüne bir de elektrik faturası geldi, 1800 lira. O an "bu böyle gitmez" dedim ama aslında gidiyor, hiç durmuyor. Sonra akşam eve dönüp, balkondan İstanbul'un gün batımını izlerken, hiç para harcamadan bir saat geçirdim. Önceki gün aldığım 35 liralık eski kitaptan iki sayfa okudum, çay içtim. Kitap 1982'de yazılmış, yazarın o zamanlar da enflasyondan şikayet ettiğini gördüm. Beni biraz rahatlatıcı geldi, sanki yalnız değilmişim gibi. Bunlar pahalı bir restoranda yemek yemekten çok daha az maliyetli ama ben bu sefer daha tatmin oldum.
00