Ben 2020’nin baharında, İzmir’in Bornova ilçesinde ilk kez ev sahibi olma hayalini kovaladım. O sıralar 250 bin liraya bir 2+1 daire gözüme kestirmiştim, peşinat için 100 bin lira biriktirmiştim ama bankadan kredi çekmek için faiz oranları 1,25’e çıkmıştı. Hesap makinesinde vadenin 10 yılını görünce, her ay 2 bin lira taksit ödeyeceğimi fark ettim; oysa işimdeki gelirim o dönemde sadece 4 bin liraydı ve pandemiyle birlikte maaşım yarıya inmişti.
Sonra ev fiyatları bir anda fırladı, aynı daireyi 2022’de 450 bin liraya görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Komşularımla konuşurken, bir tanesi geçen yıl kredi başvurusu yapmış ama gelirinin düzenli olmadığı bahanesiyle reddedilmişti; adamın adı Ahmet’ti, 15 yıldır aynı işyerinde çalışıyordu ama belgeleyememişti. Ben de bu süreçte rüyalarımda sürekli evleri görüyordum, sanki psikolojik bir baskı yaratıyordu.
Şimdi kirada oturuyorum, her ay 1.500 lira veriyorum ve enflasyon yüzünden bu bile artıyor. Geçen yaz, o daireyi alan arkadaşıma sordum, o da kredi borcundan dolayı tatil yapamıyor; ama hayalin gerçekliği işte bu, her adımda bir engel çıkıyor. Benim için ev sahibi olmak, sanki rüyada yılan görmek gibi bir şey – tehlike sinyali veriyor ama vazgeçmek zor.
Sonra ev fiyatları bir anda fırladı, aynı daireyi 2022’de 450 bin liraya görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Komşularımla konuşurken, bir tanesi geçen yıl kredi başvurusu yapmış ama gelirinin düzenli olmadığı bahanesiyle reddedilmişti; adamın adı Ahmet’ti, 15 yıldır aynı işyerinde çalışıyordu ama belgeleyememişti. Ben de bu süreçte rüyalarımda sürekli evleri görüyordum, sanki psikolojik bir baskı yaratıyordu.
Şimdi kirada oturuyorum, her ay 1.500 lira veriyorum ve enflasyon yüzünden bu bile artıyor. Geçen yaz, o daireyi alan arkadaşıma sordum, o da kredi borcundan dolayı tatil yapamıyor; ama hayalin gerçekliği işte bu, her adımda bir engel çıkıyor. Benim için ev sahibi olmak, sanki rüyada yılan görmek gibi bir şey – tehlike sinyali veriyor ama vazgeçmek zor.
00