Tek başına yaşamak, ilk üç ayında çok romantik gelir. Sonra fatura gelir. Ben Kasım 2018'de İstanbul'da 45 metrekarelik bir dairenin kilit sahibi oldum. İlk hafta her şey yeni, her şey heyecan. İkinci haftadan itibaren gerçek başlıyor.
Kimse anlatmaz, borular tıkanınca saat gece ikide uyanacağını. Tuvalet sesi, bir gece yarısı seni uyandırır ve sen orada yalnız kalırsın. Tesisatçı Pazartesi günü gelecek diye söyler, ama sen Salı, Çarşamba, Perşembe akşamları o sesin içinde yatarsın. Telefonda anne "bize gel" der, ama gitmiyorsun çünkü işin var, çünkü bu senin yerin. Komşu kapıdan ses çıkarsa, kendine çeki düzen veriyorsun. Yalnız yaşayan biri, kendi evinde de biraz misafir gibi hissediyor kendini.
Temizlik tamamen farklı bir şey. Yapılmadığında kimse görmüyor ama sen görüyorsun. Çamaşırlar üç gün birikirse, dördüncü gün çamaşır makinesi seni çağırıyor. Evin sessizliğinde çamaşır makinesi sesi, neredeyse sosyal bir aktivite haline geliyor. Mutfak tezgahında bir fincan kahvenin yanında iki gün duran tabakları ben kaldıracağım biliyorum. Hiç kimse kaldırmayacak.
Parasal taraf da mütevazı değil. Elektrik, su, doğalgaz, internet, kira. Hepsi senin adına. Maaş gelmediği aylar var, ben yaşadım. Ocak 2019'da sıfır lira kaldı hesapta, fatura tarihi de gelmiş. Arkadaşa borç almak, anneden gizlemek, sonra ay sonunda geri ödemek. Bu çevrim, kimsenin anlatmadığı hızlı bir öğrenme süreci.
Ama en zor taraf, bir şey olduğunda yalnız olmak. Grip oldum diye kimse çorba getirmedi. Yüksek ateş, boş buzdolabı, kendine doktor çağırma cesareti. Ayakta durup eczaneden ilaç aldım çünkü başka seçeneğim yoktu. O gece, kendi kendime "iyi misin?" sordum. Garip bir soru, garip bir cevap aldım kendimden.
Kimse anlatmaz, borular tıkanınca saat gece ikide uyanacağını. Tuvalet sesi, bir gece yarısı seni uyandırır ve sen orada yalnız kalırsın. Tesisatçı Pazartesi günü gelecek diye söyler, ama sen Salı, Çarşamba, Perşembe akşamları o sesin içinde yatarsın. Telefonda anne "bize gel" der, ama gitmiyorsun çünkü işin var, çünkü bu senin yerin. Komşu kapıdan ses çıkarsa, kendine çeki düzen veriyorsun. Yalnız yaşayan biri, kendi evinde de biraz misafir gibi hissediyor kendini.
Temizlik tamamen farklı bir şey. Yapılmadığında kimse görmüyor ama sen görüyorsun. Çamaşırlar üç gün birikirse, dördüncü gün çamaşır makinesi seni çağırıyor. Evin sessizliğinde çamaşır makinesi sesi, neredeyse sosyal bir aktivite haline geliyor. Mutfak tezgahında bir fincan kahvenin yanında iki gün duran tabakları ben kaldıracağım biliyorum. Hiç kimse kaldırmayacak.
Parasal taraf da mütevazı değil. Elektrik, su, doğalgaz, internet, kira. Hepsi senin adına. Maaş gelmediği aylar var, ben yaşadım. Ocak 2019'da sıfır lira kaldı hesapta, fatura tarihi de gelmiş. Arkadaşa borç almak, anneden gizlemek, sonra ay sonunda geri ödemek. Bu çevrim, kimsenin anlatmadığı hızlı bir öğrenme süreci.
Ama en zor taraf, bir şey olduğunda yalnız olmak. Grip oldum diye kimse çorba getirmedi. Yüksek ateş, boş buzdolabı, kendine doktor çağırma cesareti. Ayakta durup eczaneden ilaç aldım çünkü başka seçeneğim yoktu. O gece, kendi kendime "iyi misin?" sordum. Garip bir soru, garip bir cevap aldım kendimden.
00