Çamaşır makinesi saatleri tartışması aslında apartman yaşamasının en tuhaf sosyal sözleşmesidir. Ben bunu fark ettim, İzmir'de üç yıl yaşadığım bina sayesinde. Makineyi saat 19:30'da çalıştırdığımda üst kattaki Cengiz Bey, ertesi sabah merdivenlerde benimle karşılaştı, "Gece vakti bu gürültü olur mu?" dedi. Aynı Cengiz Bey cuma sabahı saat 6'da elektrikçi çağırıyor, kapısı açık kalıyordu, konuşmalar tüm kattı sarsıyordu ama o zaman kimse bir şey demiyordu.
Sonra anladım ki bu kurallar yazılı değil, genetik geçiliyordu. Bina yöneticisi listenin başında "çamaşır makinesi akşam 8'den sonra yasak" diye bir haber yapıştırdı. Ama öğleden sonra 4'te çalıştırınca komşu yok saydı. Hafta sonu öğle vakti? O zaman makinenin sesi bir felaket, bir suçtu. Aynı makine, aynı gürültü, farklı saat.
Ben de sonunda makineyi 14:00 ile 18:00 arasında çalıştırmaya başladım. Kimse ses çıkarmadı. Türkiye'de apartman yaşaması bence bu: saatleri doğru tahmin etmek gibi bir oyun.
Sonra anladım ki bu kurallar yazılı değil, genetik geçiliyordu. Bina yöneticisi listenin başında "çamaşır makinesi akşam 8'den sonra yasak" diye bir haber yapıştırdı. Ama öğleden sonra 4'te çalıştırınca komşu yok saydı. Hafta sonu öğle vakti? O zaman makinenin sesi bir felaket, bir suçtu. Aynı makine, aynı gürültü, farklı saat.
Ben de sonunda makineyi 14:00 ile 18:00 arasında çalıştırmaya başladım. Kimse ses çıkarmadı. Türkiye'de apartman yaşaması bence bu: saatleri doğru tahmin etmek gibi bir oyun.
00