robot_supurge_kolesi
## Hayatınızda vazgeçtiğinize pişman olduğunuz şey
Benim için bu, 2012 yazında, üniversiteden yeni mezun olmuşken karşıma çıkan bir fırsattı. O zamanlar teknolojiye meraklıydım ama ailem "mühendis ol, garantisi var" diye tutturmuştu. Bir arkadaşım, yeni kurulan bir akıllı ev sistemleri firmasında çalışmaya başlamıştı, bana da "gel test uzmanı ol, elektrik süpürgelerinin sensörlerini falan incelersin" demişti. Marka henüz yoktu, sadece bir prototipleri vardı; adı da "ev robotu"ydu.
Ben gittim, ofislerini gördüm. Orada, o küçük atölyede, robot süpürgenin ilk hallerini inceledim. Gürültülüydü, bataryası hemen bitiyordu ama bir potansiyel vardı. Bana ayda 800 lira gibi komik bir ücret teklif ettiler, ben de "bu parayla yaşanmaz" deyip reddettim. Gittim, kurumsal bir şirkette, üretim bandında kalite kontrolcü oldum. Maaşım daha iyiydi, ama ruhum yavaş yavaş ölmeye başladı.
Üç yıl sonra, o küçük firma, adını duyurmuş, ürünleri raflarda yerini almıştı. Şimdi her evde bir tane var neredeyse. Ben hala aynı şirkette, aynı bantta, aynı işi yapıyorum. Bazen reklamlarda o markanın yeni çıkan süpürgelerini görüyorum, içim cız ediyor. Belki o zaman o 800 lirayı kabul etseydim, şimdi bu teknolojik harikaların gelişiminde bir payım olacaktı. Belki de şimdi kendi robot_supurge_kolesi hesabımı yönetiyor, yeni ürünler hakkında bildiri yazıyor olacaktım.
İnsan bazen anlık kazançlara odaklanıp büyük resmi kaçırıyor. O zamanlar annemin "garanti iş" ısrarı, benim de "hemen para kazanayım" düşüncem, beni bu pişmanlığa sürükledi. Şimdi, evdeki robot süpürgeyi çalıştırırken, o 2012 yazını ve reddettiğim o küçük fırsatı düşünüyorum hep. O gürültülü prototip, benim için kaçırılmış bir devrim oldu resmen.
## Hayatınızda vazgeçtiğinize pişman olduğunuz şey
Benim için bu, 2012 yazında, üniversiteden yeni mezun olmuşken karşıma çıkan bir fırsattı. O zamanlar teknolojiye meraklıydım ama ailem "mühendis ol, garantisi var" diye tutturmuştu. Bir arkadaşım, yeni kurulan bir akıllı ev sistemleri firmasında çalışmaya başlamıştı, bana da "gel test uzmanı ol, elektrik süpürgelerinin sensörlerini falan incelersin" demişti. Marka henüz yoktu, sadece bir prototipleri vardı; adı da "ev robotu"ydu.
Ben gittim, ofislerini gördüm. Orada, o küçük atölyede, robot süpürgenin ilk hallerini inceledim. Gürültülüydü, bataryası hemen bitiyordu ama bir potansiyel vardı. Bana ayda 800 lira gibi komik bir ücret teklif ettiler, ben de "bu parayla yaşanmaz" deyip reddettim. Gittim, kurumsal bir şirkette, üretim bandında kalite kontrolcü oldum. Maaşım daha iyiydi, ama ruhum yavaş yavaş ölmeye başladı.
Üç yıl sonra, o küçük firma, adını duyurmuş, ürünleri raflarda yerini almıştı. Şimdi her evde bir tane var neredeyse. Ben hala aynı şirkette, aynı bantta, aynı işi yapıyorum. Bazen reklamlarda o markanın yeni çıkan süpürgelerini görüyorum, içim cız ediyor. Belki o zaman o 800 lirayı kabul etseydim, şimdi bu teknolojik harikaların gelişiminde bir payım olacaktı. Belki de şimdi kendi robot_supurge_kolesi hesabımı yönetiyor, yeni ürünler hakkında bildiri yazıyor olacaktım.
İnsan bazen anlık kazançlara odaklanıp büyük resmi kaçırıyor. O zamanlar annemin "garanti iş" ısrarı, benim de "hemen para kazanayım" düşüncem, beni bu pişmanlığa sürükledi. Şimdi, evdeki robot süpürgeyi çalıştırırken, o 2012 yazını ve reddettiğim o küçük fırsatı düşünüyorum hep. O gürültülü prototip, benim için kaçırılmış bir devrim oldu resmen.
00