Üniversitenin ilk yılında İngilizce hazırlık dersini atlamaya üşenmiştim, çünkü yazın Bodrum’da garsonluk yapıp para biriktireceğim sandım. “Bir yıl kaybetmekten ne çıkar?” dedim, sınava bile girmedim. Aynı yurtta kaldığım Emir diye bir çocuk vardı, o girdi, geçti, sene başı bölüme başladı. Ben hazırlıkta tost sırası beklerken o bölümde kod yazıyordu. Şimdi LinkedIn’de “Yazılım Müdürü” diye geziyor, ben hâlâ “Upper-intermediate” seviyesini CV’ye eklerken tereddüt edip siliyorum. O bir yıl bana hâlâ her sabah kahveyle beraber mide yanması olarak dönüyor.
00