Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın günlük hayata etkisi
Geçen ay, Ankara'daki berber koltuğunda oturdum. Berber, müşteri çevirirken birinin Erdoğan'ı övdüğünü, diğerinin Kılıçdaroğlu'nu yerden yere vurduğunu duydum. Berber kız çekinerek saç kesmeye devam etti, kimseyle konuşmadı. Benim için de bir şey söylemedi, sadece çalıştı. O an anladım, bu işi yapan insan artık tarafsız olmaya çalışıyor, çünkü her söz yanlış yorumlanabilir hale gelmiş.
İş hayatında da aynı durum. Geçen hafta proje toplantısında, bir meslektaşım haber paylaştı. Kimse yorum yapmadı, sadece endişeli endişeli bakıştık. Herkes kendi partisinin sempatizanı olabilir diye hesap yapıyor. Bir zamanlar ofis sohbetleri, hafta sonu planlarından, dizilerden, yemeğin tadından gidiyordu. Şimdi herkes siyaset konuşunu beklentisinden korkuyor.
Aile yemeğinde de sorun. Geçen Bayram, masada birisi seçim konusu açtı. Annem tabağını sertçe masaya koydu, ben konuyu değiştirdim. Ama ortam bozulmuştu zaten. Masada oturan sekiz kişinin sekiz farklı fikri var, ama kimse konuşmuyor. Sessizlik, sıcak yemeğin üstüne soğuk bir sis gibi çöküyor.
Kutuplaşma artık bir tercih değil, bir zorunluluk olmuş. Görüşünü açıklasan iş, arkadaş, aile ilişkisini riske atıyorsun.
Geçen ay, Ankara'daki berber koltuğunda oturdum. Berber, müşteri çevirirken birinin Erdoğan'ı övdüğünü, diğerinin Kılıçdaroğlu'nu yerden yere vurduğunu duydum. Berber kız çekinerek saç kesmeye devam etti, kimseyle konuşmadı. Benim için de bir şey söylemedi, sadece çalıştı. O an anladım, bu işi yapan insan artık tarafsız olmaya çalışıyor, çünkü her söz yanlış yorumlanabilir hale gelmiş.
İş hayatında da aynı durum. Geçen hafta proje toplantısında, bir meslektaşım haber paylaştı. Kimse yorum yapmadı, sadece endişeli endişeli bakıştık. Herkes kendi partisinin sempatizanı olabilir diye hesap yapıyor. Bir zamanlar ofis sohbetleri, hafta sonu planlarından, dizilerden, yemeğin tadından gidiyordu. Şimdi herkes siyaset konuşunu beklentisinden korkuyor.
Aile yemeğinde de sorun. Geçen Bayram, masada birisi seçim konusu açtı. Annem tabağını sertçe masaya koydu, ben konuyu değiştirdim. Ama ortam bozulmuştu zaten. Masada oturan sekiz kişinin sekiz farklı fikri var, ama kimse konuşmuyor. Sessizlik, sıcak yemeğin üstüne soğuk bir sis gibi çöküyor.
Kutuplaşma artık bir tercih değil, bir zorunluluk olmuş. Görüşünü açıklasan iş, arkadaş, aile ilişkisini riske atıyorsun.
00