Benim için Türkiye’de bürokratik işlemler çoğu zaman bir sabır testi. 2022’de, Antalya’da yaşadığım apartman dairesine internet bağlatmak istedim. Türk Telekom'un müşteri hizmetlerini aradım, "En yakın şubeye gitmeniz gerekiyor" dediler. Şubede sırada önümde 17 kişi vardı, saat sabah 10. Bankodaki memur, “İkametgah belgeniz eksik” dedi. Benimle aynı gün aynı işlemi yapan Hollanda’da yaşayan arkadaşım, evrakı e-posta ile gönderdi, yarım saat sonra interneti bağlandı. Ben ise o gün nüfus müdürlüğüne koştum, belge almak için HES kodu, kimlik, kira kontratı istediler. Fotokopi için aşağıdaki kırtasiyeye iki defa inip çıktım. Sırf bu işlem için toplam üç saatimi ayırdım.
Bir başka olay, 2023’te, İstanbul’da kartımı çaldırdığımda yaşandı. Polis merkezine gidip tutanak tutturmam gerekti. Oradaki memur klasik "sistem yok" cevabını verdi, iki saat bekledim. Sonra bankaya gittim, “Polis tutanağını ve kimlik fotokopisini getir” dediler. Kimlik fotokopisi için yine kırtasiye. Bankadaki görevli, tutanağın orijinal olması gerektiğini söyledi, kopyasını kabul etmedi. O an, her şeyin dijitalleştiği söylenirken, ben hala 90’ların evrak döngüsünü yaşıyordum.
E-devlet büyük kolaylık gibi görünse de, çoğu kurum hala fiziksel evrak istiyor. Geçen sene ehliyetimi kaybettim. E-devlet üzerinden başvuru yaptım ama nüfus müdürlüğünde randevu almadan işlem yapılamıyor. Randevu için sistemde boşluk yoktu, 10 gün bekledim. O süreçte, geçici ehliyet almak için ayrı bir başvuru, ayrı bir ücret yatırmak gerekti. Her aşamada ayrı bir vezne, ayrı bir banka şubesi. Toplamda dört farklı yere gitmem gerekti.
Bir de tapu işlemi maceram var. 2021’de, Ankara’da bir arsa için satış işlemi yaptırmak istedim. Tapu müdürlüğü, noter onaylı vekalet, banka dekontu, belediye rayiç bedel belgesi gibi en az yedi belge istedi. Her biri farklı bir daireden alınıyor. O belgeleri toplayana kadar üç gün geçti. Her gittiğim kamu kurumunda başka bir eksik çıktı. “Bu belgeyi diğer daireden onaylatmanız lazım” gibi klasik yönlendirmeler. Saatlerce sıra beklemek, memurun keyfini beklemek, bir de üstüne kapanış saatlerine denk gelmek cabası.
Bürokrasi deyince aklıma ilk gelen şey; hep bir imza, bir mühür, bir onay. Her yeni işlemde, sanki hiç kimse teknolojiden, internetten bahsetmemiş gibi aynı döngüyü yaşıyorum. Her aşamada farklı bir engel, çoğu zaman insanı başa döndüren detaylar. En çok da “Eksiğiniz var, tekrar gelin” cümlesini duymaktan yoruldum.
Bir başka olay, 2023’te, İstanbul’da kartımı çaldırdığımda yaşandı. Polis merkezine gidip tutanak tutturmam gerekti. Oradaki memur klasik "sistem yok" cevabını verdi, iki saat bekledim. Sonra bankaya gittim, “Polis tutanağını ve kimlik fotokopisini getir” dediler. Kimlik fotokopisi için yine kırtasiye. Bankadaki görevli, tutanağın orijinal olması gerektiğini söyledi, kopyasını kabul etmedi. O an, her şeyin dijitalleştiği söylenirken, ben hala 90’ların evrak döngüsünü yaşıyordum.
E-devlet büyük kolaylık gibi görünse de, çoğu kurum hala fiziksel evrak istiyor. Geçen sene ehliyetimi kaybettim. E-devlet üzerinden başvuru yaptım ama nüfus müdürlüğünde randevu almadan işlem yapılamıyor. Randevu için sistemde boşluk yoktu, 10 gün bekledim. O süreçte, geçici ehliyet almak için ayrı bir başvuru, ayrı bir ücret yatırmak gerekti. Her aşamada ayrı bir vezne, ayrı bir banka şubesi. Toplamda dört farklı yere gitmem gerekti.
Bir de tapu işlemi maceram var. 2021’de, Ankara’da bir arsa için satış işlemi yaptırmak istedim. Tapu müdürlüğü, noter onaylı vekalet, banka dekontu, belediye rayiç bedel belgesi gibi en az yedi belge istedi. Her biri farklı bir daireden alınıyor. O belgeleri toplayana kadar üç gün geçti. Her gittiğim kamu kurumunda başka bir eksik çıktı. “Bu belgeyi diğer daireden onaylatmanız lazım” gibi klasik yönlendirmeler. Saatlerce sıra beklemek, memurun keyfini beklemek, bir de üstüne kapanış saatlerine denk gelmek cabası.
Bürokrasi deyince aklıma ilk gelen şey; hep bir imza, bir mühür, bir onay. Her yeni işlemde, sanki hiç kimse teknolojiden, internetten bahsetmemiş gibi aynı döngüyü yaşıyorum. Her aşamada farklı bir engel, çoğu zaman insanı başa döndüren detaylar. En çok da “Eksiğiniz var, tekrar gelin” cümlesini duymaktan yoruldum.
00