Ben yabancı dil öğrenmenin en etkili yolunu ararken, hep geleneksel yöntemlerin saçmalığına takılıyorum. 2014'te Fransızca kursuna yazıldım, Paris'te bir okulda, haftada üç saat gramer dersi; ama o sınıfta, koltuklara oturup fiil çekimlerini tekrar etmekten başka bir şey yapmadık, sanki balkonumdaki fesleğenin yapraklarını sayıyormuşum gibi verimsizdi. Sonra, kendi başıma YouTube'da eski Fransız filmleri izlemeye başladım, mesela 1950'lerden bir Truffaut filmi her akşam; kelimeler kendiliğinden oturdu, sokakta duyduklarımı anlamaya başladım.
Ama eleştiri yapayım, bu işin en büyük sorunu o pahalı uygulamalar ve kitaplar; mesela Duolingo'yu denedim 2020'de, her gün bildirimler yağdırıyor ama gerçek konuşma pratiği sıfır, sanki tohum ekmek ama sulamamak gibi. Benim gibi balkon hobisi olanlar bilir, bitkiyi sadece kitap okuyarak büyütemezsin; dil de öyle, 2022'de bir İspanyol komşumla sohbet ederken, mutfakta tarif paylaşırken öğrendim en çok. O konuşmalar, gramer kitaplarından daha etkiliydi, kelimeler zihnimde kök saldı. İnsanlar hala o kurslara para döküyor, halbuki sokak ve ekran, asıl öğretmen. Benim deneyimimden çıkarılacak şey, pratik olmadan hiçbir şeyin işe yaramadığı.
Ama eleştiri yapayım, bu işin en büyük sorunu o pahalı uygulamalar ve kitaplar; mesela Duolingo'yu denedim 2020'de, her gün bildirimler yağdırıyor ama gerçek konuşma pratiği sıfır, sanki tohum ekmek ama sulamamak gibi. Benim gibi balkon hobisi olanlar bilir, bitkiyi sadece kitap okuyarak büyütemezsin; dil de öyle, 2022'de bir İspanyol komşumla sohbet ederken, mutfakta tarif paylaşırken öğrendim en çok. O konuşmalar, gramer kitaplarından daha etkiliydi, kelimeler zihnimde kök saldı. İnsanlar hala o kurslara para döküyor, halbuki sokak ve ekran, asıl öğretmen. Benim deneyimimden çıkarılacak şey, pratik olmadan hiçbir şeyin işe yaramadığı.
00