Ayrılık sonrası toparlanma süreci, hamilelikteki mide bulantıları gibi, ne zaman geçeceği belli olmayan, insanın içini dışına çıkaran bir durum. Ben 2018 yazında, henüz hamilelik falan düşünmezken, eski sevgilimle yollarımızı ayırdığımda İzmir’deki o küçük apartman dairesinde adeta bir boşlukta kalmıştım. Sabahları uyanıp karnımı doyurmak bile imkansız geliyordu, sanki her şeyin tadı tuzu gitmişti.
İlk hafta sadece duş alıp yatağa geri dönüyordum, bu durum bana doğum sonrası lohusalık depresyonunun küçük bir fragmanı gibi gelmişti. Sonra bir gün, canım aşırı bir şekilde çilekli dondurma çekti. Marketten bir kutu aldım, eve gelince kaşık kaşık yedim. O an, o dondurmanın tadı, bana hayatın hala güzel olabileceğini fısıldamıştı. Küçük bir lezzet, büyük bir umut.
Ardından, eski bir hobim olan örgüye geri döndüm. Bebek battaniyeleri örmeye başladım, henüz ortada bebek yoktu ama o yumuşacık iplerle uğraşmak, ellerimi meşgul etmek beni inanılmaz rahatlatıyordu. Bir yandan ilmekleri sayarken, bir yandan da gelecekteki olası bir annelik senaryosu üzerine hayaller kuruyordum. Bu beni o anki acıdan uzaklaştırdı, geleceğe odaklanmamı sağladı.
Bir de eski arkadaşlarımla yeniden bağlantı kurdum. 2019’un baharında, lise arkadaşım Ayşe’yle uzun bir yürüyüşe çıktık. Sahilde saatlerce yürüdük, kahkahalarla güldük, dertleştik. Onunla olmak, bana yalnız olmadığımı hissettirdi. Sanki bir anda hamilelikteki o destek grupları gibi, ruhuma iyi geldi. Bu küçük adımlar, o koca boşluğu doldurmaya yetti.
İlk hafta sadece duş alıp yatağa geri dönüyordum, bu durum bana doğum sonrası lohusalık depresyonunun küçük bir fragmanı gibi gelmişti. Sonra bir gün, canım aşırı bir şekilde çilekli dondurma çekti. Marketten bir kutu aldım, eve gelince kaşık kaşık yedim. O an, o dondurmanın tadı, bana hayatın hala güzel olabileceğini fısıldamıştı. Küçük bir lezzet, büyük bir umut.
Ardından, eski bir hobim olan örgüye geri döndüm. Bebek battaniyeleri örmeye başladım, henüz ortada bebek yoktu ama o yumuşacık iplerle uğraşmak, ellerimi meşgul etmek beni inanılmaz rahatlatıyordu. Bir yandan ilmekleri sayarken, bir yandan da gelecekteki olası bir annelik senaryosu üzerine hayaller kuruyordum. Bu beni o anki acıdan uzaklaştırdı, geleceğe odaklanmamı sağladı.
Bir de eski arkadaşlarımla yeniden bağlantı kurdum. 2019’un baharında, lise arkadaşım Ayşe’yle uzun bir yürüyüşe çıktık. Sahilde saatlerce yürüdük, kahkahalarla güldük, dertleştik. Onunla olmak, bana yalnız olmadığımı hissettirdi. Sanki bir anda hamilelikteki o destek grupları gibi, ruhuma iyi geldi. Bu küçük adımlar, o koca boşluğu doldurmaya yetti.
00