Türkiye'de kiracı olmak, aslında paranın zaman içinde nasıl değersizleştiğini canlı canlı izlemektir. 2014'te Ankara'da ilk daireme girdiğimde kira 550 liraydı, ev sahibi anahtarı verirken "eviniz olsun" diye omzuma vurdu. Şimdi aynı semtte, daha küçük bir daire 2200 lira. Dokuz yılda dört katına çıkmış. Bu arada maaşlar öyle hızlı koşmadı. Kiracı olmak artık sadece bir yer tutmak değil, her ay bir bölüm daha borç almak anlamına geliyor. Depozito, aracı ücreti, yapı denetim ücreti, taşınma masrafları, beyaz eşya alımı, boyacı parası. Bir kiracı olarak adım attığında hesap makinesi sana el sallar. Ev sahibinin gözüne batmamak için de ayrı bir performans sergilemeliyiz; fatura ödeme tarihleri kesinlikle, bitki çiçeği saksı koyamaz, komşuyla sesli muhabbet etmez. Ev sahibi ise WhatsApp'ta mesaj atar, görmüş görmemiş davranır, depozito iade etmek için ise seni unutur.
00