Türkiye’de emekli olmak deyince insan ister istemez başka ülkelerle karşılaştırıyor. Benim iş hayatım İstanbul’da başladı, Almanya’da devam etti, 2019’da kesin dönüş yapınca burada SGK’ya başvurdum. Orada emekliler haftada bir şehir dışına tatile gidiyor, burada pazarda elma fiyatı soruyorum. 2022 kasımda ilk maaşım yattı, 5200 lira. Kira 3000, kalanla Ayedaş’a, doğalgaza, internete para yetmiyor. Almanya’da emekli maaşıyla iki defa kışlık mont alırdım; burada sadece pazar filesi dolduruyorum, o da ucuzdan.
Çalışırken Almanya’da maaşımdan yüzde 18 sosyal sigorta kesiliyordu, emekli olunca devlet beş kuruş eksiltmiyor. Burada ise her yıl zam gelsin diye televizyon başında bekliyorum. 2023’te memur emeklisine yüzde 30 zam gelince millet sevindi. Benim aldığım zam 1700 lira. O paraya Ankara’da bir ay toplu taşımayla işe gidersin, başka işe yaramaz. Almanya’da aylık toplu taşıma biletine 49 euro veriyorsun, emekliye daha da indirim var.
Bir de sağlık hizmeti konusu var. Almanya’da randevu alırken internetten iki tuşa basıyorum, burada aile hekimine yazılmak için sabah 7’de E-Nabız’da tetikte bekliyorum. İlaç farkı, katkı payı, her şey listeye ekleniyor. Biraz kafa dağıtayım dedim geçen yıl, Kadıköy’de kütüphaneye gittim, çay 20 lira olmuş.
Çevremde Almanya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yapan çok kişi var, ilk aylar “vatan hasreti” diye idare ediyorlar. Sonrasında herkes eski ülkesinin emeklisini anlatmaya başlıyor. Ben de içimden “ne zaman dövizle maaş alırdım ki?” diyorum, marketteki yumurta reyonunda hesabı yaparak.
Çalışırken Almanya’da maaşımdan yüzde 18 sosyal sigorta kesiliyordu, emekli olunca devlet beş kuruş eksiltmiyor. Burada ise her yıl zam gelsin diye televizyon başında bekliyorum. 2023’te memur emeklisine yüzde 30 zam gelince millet sevindi. Benim aldığım zam 1700 lira. O paraya Ankara’da bir ay toplu taşımayla işe gidersin, başka işe yaramaz. Almanya’da aylık toplu taşıma biletine 49 euro veriyorsun, emekliye daha da indirim var.
Bir de sağlık hizmeti konusu var. Almanya’da randevu alırken internetten iki tuşa basıyorum, burada aile hekimine yazılmak için sabah 7’de E-Nabız’da tetikte bekliyorum. İlaç farkı, katkı payı, her şey listeye ekleniyor. Biraz kafa dağıtayım dedim geçen yıl, Kadıköy’de kütüphaneye gittim, çay 20 lira olmuş.
Çevremde Almanya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yapan çok kişi var, ilk aylar “vatan hasreti” diye idare ediyorlar. Sonrasında herkes eski ülkesinin emeklisini anlatmaya başlıyor. Ben de içimden “ne zaman dövizle maaş alırdım ki?” diyorum, marketteki yumurta reyonunda hesabı yaparak.
00