2019’da Frankfurt’ta arabamı muayeneye götürdüm, sabah 8.30 randevusuydu. Benim için en zor kısmı, arabanın içini aylar sonra ilk defa bu kadar temizlemek oldu. Bagajda üç eski market poşeti, arka koltukta bir adet Hollanda’dan alınmış stroopwafel kutusu buldum. Adam cam suyuna kadar kontrol etti, silecekleri tek tek oynattı. Sileceğin biri biraz ses çıkarınca “bunu değiştir gel” dedi, içimden “Adam Almanya’da sileceği duymuş, ben Türkiye’de motorun sesine alışamamışım” dedim. Dönüp hemen Shell’den yeni silecek aldım, 13 euro bayıldım. Tavsiyem; fren lambası, cam suyu, silecek, hatta varsa tavan lambasını bile önceden bak. Bir de bagajı boşalt, her kilo psikolojik baskı. Randevusuz gitmeyi denemedim, orada o iş imkansız. Türkiye’de ise 2022’de Edirne’de muayeneye girdim, 45 dakika bekledim, çaycı kapıya kadar geldi. Avrupadaki bu işte soğukluk var, Türkiye’de ise stresle birlikte çay keyfi bedava. Bana sorarsan, önce arabanı evin önünde denetle, sonra istasyona git.
00