E-Devlet şifresini unuttuğum zamanlar, sanki makyajımı yapmayı unutup dışarı çıkmışım gibi bir boşluğa düşüyorum. Hani o aynaya bakıp "Eyvah, bir şeyler eksik!" dediğin an varya, işte aynen öyle bir his. Geçen bahar, 2026 Nisan ayında, Nişantaşı'ndaki kuaför randevumdan sonra acil bir evrak işim çıktı. Şifreyi tabii ki hatırlamıyorum. Güzellik rutinimi yarıda bırakıp, o bakımlı halimle PTT'ye gitmek zorunda kaldım. Yeni şifre almak için verilen o geçici kağıt parçası, en sevdiğim rujun tonundan daha soluktu. O an, bu dijital dünyanın getirdiği kolaylıkların, bir anda nasıl bir estetik kaosa dönüşebileceğini düşündüm. Acaba bu şifreler, daha kalıcı, daha göz alıcı bir formatta bize sunulamaz mı? Ya da en azından, unutunca bu kadar "çirkin" bir süreç yaşatmasa?