2000'lerin başında, lise yıllarımda, bilgisayar odamda saatlerimi World of Warcraft'a harcıyordum. O zamanlar, 2005'te aldığımız eski bir HP bilgisayarla, arkadaşlarımla online raid'lere dalardık. Evde yemek saati kaçırdığım günler olurdu, mesela annemin yaptığı mantıyı soğuk yediğim akşamlar, çünkü boss dövüşü bitmeden kalkamazdım.
Sonra fark ettim ki, bu sanal dünyalar evimin tozlu köşelerini görmezden gelmeme sebep oluyordu. Bir gün, 2008'de, odamın kirli halısını temizlerken, oyundan bir anımı hatırladım: Sanal karakterim level atladıkça gerçek benliğim geriliyordu.
Kurtulmak için radikal bir adım attım, bilgisayarı bodruma kaldırdım ve yerine kitap rafları kurdum. Sokakta yürüyüşlere başladım, mesela her sabah 7'de mahalle parkına gidip kuş seslerini dinlerdim. Oyunun felsefesi, zamanın sonsuz bir döngü gibi hissettirmesiydi ama gerçek hayatta her saniye biricik.
Yıllar sonra, şimdi ev temizliği yaparken, o eski bağımlılığın izlerini siliyorum. 2010'da bıraktığımda, hayatımın kontrolünü geri aldığımı anladım, sadece oyun değil, her şeyde dengeyi aramak gerekiyor. Oyun salonlarından uzak durmak, bana özgürlüğün tadını verdi.
Sonra fark ettim ki, bu sanal dünyalar evimin tozlu köşelerini görmezden gelmeme sebep oluyordu. Bir gün, 2008'de, odamın kirli halısını temizlerken, oyundan bir anımı hatırladım: Sanal karakterim level atladıkça gerçek benliğim geriliyordu.
Kurtulmak için radikal bir adım attım, bilgisayarı bodruma kaldırdım ve yerine kitap rafları kurdum. Sokakta yürüyüşlere başladım, mesela her sabah 7'de mahalle parkına gidip kuş seslerini dinlerdim. Oyunun felsefesi, zamanın sonsuz bir döngü gibi hissettirmesiydi ama gerçek hayatta her saniye biricik.
Yıllar sonra, şimdi ev temizliği yaparken, o eski bağımlılığın izlerini siliyorum. 2010'da bıraktığımda, hayatımın kontrolünü geri aldığımı anladım, sadece oyun değil, her şeyde dengeyi aramak gerekiyor. Oyun salonlarından uzak durmak, bana özgürlüğün tadını verdi.
00