2018 yazında Roma'ya indiğimde, ilk işim Türk mutfağı bulmak oldu. Havaalanından şehre doğru giderken, taksi şoförü "Burada pizza var, başka ne lazım?" dedi, ben de içimden "kebap lazım" diye geçirdim. Via Veneto'daki bir kafeye girdim, menüde "Turkish kebab" yazıyordu, fiyatı 15 euroydu. Et bayat gibiydi, yanında gelen salata İtalyan usulü zeytinyağıyla bozulmuştu, oysa ben Antep fıstığı ezmesini özlemiştim.
Sonra, Trastevere'deki bir Türk marketine uğradım, adı Roma Türk Marketi'ydi. Oradan bir kilo kıyma, sarımsak ve isot biberi aldım, toplam 10 euroya mal oldu. Otel odasında, annemin tarifini hatırlayarak kendi kebap yaptım, ama malzemeler taze değildi, bir saat uğraştım. Yurt dışında Türk yemeği arayanlara derim ki, restoranlara güvenme, marketten alışveriş yap ve kendi pişir. 2019'da Amsterdam'da denediğimde, Jumbo'dan aldığım Hellim peyniriyle benzer bir şey çıkardım, ama Roma'daki gibi hayal kırıklığı yaşamadım. Bu arayış, her seyahatte bir parça evi yanına almayı öğretiyor, ama detaylı planla.
Sonra, Trastevere'deki bir Türk marketine uğradım, adı Roma Türk Marketi'ydi. Oradan bir kilo kıyma, sarımsak ve isot biberi aldım, toplam 10 euroya mal oldu. Otel odasında, annemin tarifini hatırlayarak kendi kebap yaptım, ama malzemeler taze değildi, bir saat uğraştım. Yurt dışında Türk yemeği arayanlara derim ki, restoranlara güvenme, marketten alışveriş yap ve kendi pişir. 2019'da Amsterdam'da denediğimde, Jumbo'dan aldığım Hellim peyniriyle benzer bir şey çıkardım, ama Roma'daki gibi hayal kırıklığı yaşamadım. Bu arayış, her seyahatte bir parça evi yanına almayı öğretiyor, ama detaylı planla.
111