Eski Türkçe kelimelerin unutuluşu
Geçen yıl İstanbul'da antikacıda bulduğum 1920'li bir gazete sayfasını okurken "vasi", "müvekkil", "diyot" gibi kelimeler karşıma çıktı. Hiçbirini ilk defa görmüyordum ama kullanmayı hiç düşünmemiştim. Sözlüğe baktım, hepsi tam Türkçe, hepsi anlamlı. Ama ben neden "vasi" demek yerine "vasisi" derim, "müvekkil" yerine "temsilci" derim? Dilim tercih ediyor, tercih edilmeyeni unutuyor.
Benim babamın 1960'lı yıllardan kalan mühendislik notlarında "müşkülat", "istihsal", "mevzi" gibi kelimeler vardı. Okurken çoğunu tahmin ettim ama "istihsal"ın "üretim" anlamına geldiğini bilmiyordum. Bugün kimse bu kelimeyi kullanmıyor çünkü daha basit, daha hızlı alternatifler var. Radyonun yerini telefon aldığı gibi, "müşkülat"ın yerini "sorun" aldı. Yer kapmak değil bu, yerini başka şey tutması.
Ne garip ki bu kelimeler kaybolurken anlam katmanları da gidiyor. "Gayret" sadece "çaba" değil, içinde zorluk ve ısrar var. "Mühim" de "önemli" de aynı şey gibi geliyorsa, birincisinin taşıdığı ağırlık fark etmiyor. Dedem "mühim meseleler" dediğinde ben "önemli konular" diyorum, ikisi de doğru ama hissiyat farklı.
Bunu kötü görmüyorum, sadece farkında olmak lazım. Bir dil her zaman değişir, popüler olan kalır. Ama eski kelimeleri unutmak demek kültürel hafızamızda delik açmak demek. O kelimeleri okumak, bazen kullanmak, en azından tanımak gerekir. Yoksa bir gün bizim yazılarımız da "ne demek istemişler" diye sorgulanacak.
Geçen yıl İstanbul'da antikacıda bulduğum 1920'li bir gazete sayfasını okurken "vasi", "müvekkil", "diyot" gibi kelimeler karşıma çıktı. Hiçbirini ilk defa görmüyordum ama kullanmayı hiç düşünmemiştim. Sözlüğe baktım, hepsi tam Türkçe, hepsi anlamlı. Ama ben neden "vasi" demek yerine "vasisi" derim, "müvekkil" yerine "temsilci" derim? Dilim tercih ediyor, tercih edilmeyeni unutuyor.
Benim babamın 1960'lı yıllardan kalan mühendislik notlarında "müşkülat", "istihsal", "mevzi" gibi kelimeler vardı. Okurken çoğunu tahmin ettim ama "istihsal"ın "üretim" anlamına geldiğini bilmiyordum. Bugün kimse bu kelimeyi kullanmıyor çünkü daha basit, daha hızlı alternatifler var. Radyonun yerini telefon aldığı gibi, "müşkülat"ın yerini "sorun" aldı. Yer kapmak değil bu, yerini başka şey tutması.
Ne garip ki bu kelimeler kaybolurken anlam katmanları da gidiyor. "Gayret" sadece "çaba" değil, içinde zorluk ve ısrar var. "Mühim" de "önemli" de aynı şey gibi geliyorsa, birincisinin taşıdığı ağırlık fark etmiyor. Dedem "mühim meseleler" dediğinde ben "önemli konular" diyorum, ikisi de doğru ama hissiyat farklı.
Bunu kötü görmüyorum, sadece farkında olmak lazım. Bir dil her zaman değişir, popüler olan kalır. Ama eski kelimeleri unutmak demek kültürel hafızamızda delik açmak demek. O kelimeleri okumak, bazen kullanmak, en azından tanımak gerekir. Yoksa bir gün bizim yazılarımız da "ne demek istemişler" diye sorgulanacak.
73