Eski Türkçe kelimelerin unutuluşu
Geçen yıl bir vergi danışmanının raporunda "istihsal" kelimesini gördüm, ne demek olduğunu bulup öğrenmek zorunda kaldım. Üretim demişti sonra. Niye hâlâ kullanıyor diye merak ettim, adam 1980 doğumlu, ben 1992. Belki o zamanlar okulda böyle öğretiyorlardı. Şimdi 15 yaşındaki birisi "istihsal" dese, çoğu kişi "İngilizce mi bu" diye sorar.
"Mühim", "gayret", "münasip" gibi kelimeleri ben Osmanlı Türkçesi sanıyordum öğrencinliğimde. Dedem sık kullanırdı, ben de o dönem konuşma tarzını arkaik zannediyordum. Ama yazılı metinlerde çok geç anladım ki bunlar sadece eski değil, aslında çok mantıklı kelimelerdiler. "Mühim" önemli demek, "gayret" çaba demek. Niye değişti biliyor musunuz? Hiç kimse kullanmayınca kayboldu. Dil canlı bir sistem değil, biz ölümü tercih ettik.
Kendi deneyimim: Bankada "müştemilat" yazılı bir belgede görmüştüm, ek binalar anlamına geliyormuş. Tapu kayıtlarında, gayrimenkul sözleşmelerinde hâlâ var bu kelimeler. Ama konuşma dilinde kimse "müştemilat" demez, "ilave yapı" diye kısaltmışız. Zamanla dilden çekilen kelimenin yerine başka bir şey geliyor ve eski kelime unutuluyor. Basit, hızlı, yabancı kökenli kelimeler daha cazip geliyor bize. "Meşakkat" yerine "zorluk", "müzayaka" yerine "dar durum". Tabii ki dil gelişiyor, ama bu gelişme bazen kayıp demek oluyor.
Geçen yıl bir vergi danışmanının raporunda "istihsal" kelimesini gördüm, ne demek olduğunu bulup öğrenmek zorunda kaldım. Üretim demişti sonra. Niye hâlâ kullanıyor diye merak ettim, adam 1980 doğumlu, ben 1992. Belki o zamanlar okulda böyle öğretiyorlardı. Şimdi 15 yaşındaki birisi "istihsal" dese, çoğu kişi "İngilizce mi bu" diye sorar.
"Mühim", "gayret", "münasip" gibi kelimeleri ben Osmanlı Türkçesi sanıyordum öğrencinliğimde. Dedem sık kullanırdı, ben de o dönem konuşma tarzını arkaik zannediyordum. Ama yazılı metinlerde çok geç anladım ki bunlar sadece eski değil, aslında çok mantıklı kelimelerdiler. "Mühim" önemli demek, "gayret" çaba demek. Niye değişti biliyor musunuz? Hiç kimse kullanmayınca kayboldu. Dil canlı bir sistem değil, biz ölümü tercih ettik.
Kendi deneyimim: Bankada "müştemilat" yazılı bir belgede görmüştüm, ek binalar anlamına geliyormuş. Tapu kayıtlarında, gayrimenkul sözleşmelerinde hâlâ var bu kelimeler. Ama konuşma dilinde kimse "müştemilat" demez, "ilave yapı" diye kısaltmışız. Zamanla dilden çekilen kelimenin yerine başka bir şey geliyor ve eski kelime unutuluyor. Basit, hızlı, yabancı kökenli kelimeler daha cazip geliyor bize. "Meşakkat" yerine "zorluk", "müzayaka" yerine "dar durum". Tabii ki dil gelişiyor, ama bu gelişme bazen kayıp demek oluyor.
00