Geçen yıl ekim ayında, Ankara'da bir hayvan barınağı için düzenlenen gönüllü beslenme etkinliğine katıldım. Etkinlik saat 9'da başlamıştı, ben oraya vardığımda sadece beş kişi vardı, oysa organizatörler en az elli gönüllü bekliyordu. Sahadaki köpekler için getirdiğim yiyecekleri dağıtırken, etrafımdaki insanların çoğu telefonla meşgul görünüyordu, sanki bu bir zorunluluk değil de fotoğraf için bir duraktı. Neden Türkiye'de bu tür etkinliklere katılım bu kadar düşük oluyor, acaba günlük hayatın yoğunluğu mu engel, yoksa teşvik eksikliği mi?
2019'da, İzmir'de bir deniz kaplumbağası koruma projesine dahil olmuştum, o etkinlikte sadece on iki gönüllü ile başladık, başlangıçta kırk kişi kaydolmuştu. Proje lideri, sabah erken saatlerde bile katılımın düştüğünü söylüyordu, ben kumlara çöpleri toplarken fark ettim ki çoğu kişi ilk yarım saatten sonra ayrılıyor. Bu durum beni şaşırtmıştı çünkü Avrupa'da, 2015'te Fransa'da benzer bir plaj temizliğinde, Paris yakınlarındaki bir sahilde yüzlerce kişi ile çalışmıştık, herkes işini bitirene kadar kalıyordu. Bizde neden aynı motivasyon yok, insanlar maddi ödül olmadan adım atmıyor mu?
Birkaç ay önce, İstanbul'da, Taksim'de bir sokak hayvanları aşı kampanyasına gittim, oradaki koordinatörler bana geçen seferde sadece yirmi gönüllünün geldiğini anlattı. Ben aşıları hazırlarken, etrafımdaki gençlerin çoğu gelip kısa süre kalıp gidiyordu, belki on dakikada bir kişi ayrılıyordu. Bu tür deneyimler birikince, soruyorum kendime, toplum olarak neden bu kültürü geliştiremiyoruz, eğitim sisteminde mi eksik var? Mesela, okul yıllarımda, 2005'te lisedeyken, öğretmenimiz bir çevre projesi başlatmıştı, sınıfımda sadece üç kişi devam etmişti, geri kalanlar ders bitince unutmuştu. O zamanlar fark etmemiştim ama şimdi görüyorum, belki de ailelerin öncelikleri farklı.
Gönüllülüğün eksikliğini daha somut görmek için, geçen yaz Bodrum'da bir orman yangını sonrası ağaç dikme etkinliğine katıldım. Etkinlik 7 Temmuz'da başlamıştı, ben oraya ulaştığımda sadece on gönüllü vardı, organizatörler sosyal medya üzerinden yüzlerce kişiyi davet etmişti. Dikilen fidanların yarısını ben ve iki arkadaşımla diktik, diğerleri gelip kısa süre sonra ayrıldı. Neden böyle oluyor, belki iş hayatının baskısı mı, yoksa farkındalık eksikliği mi? Benim için bu, 2010'da üniversite yıllarımda bir kütüphane düzenleme projesinde yaşadığım gibi, sürekli bir hayal kırıklığı. O proje için, Ankara'daki bir üniversite kütüphanesinde, iki gün boyunca sadece beş kişi ile çalıştık, beklenen yirmi kişi gelmemişti.
Bu sorunu daha da derinleştirmek için, geçen hafta İstanbul'da bir gıda bankası dağıtımına gittim, orası Bağcılar'daydı. Dağıtım saat 10'da başladı, ben varınca yirmi kutu gıda ile karşılaştım, ama gönüllüler arasında sadece sekiz kişi vardı, halbuki geçen yıl aynı etkinlikte otuz kişi katılmıştı. Ben paketleri hazırlarken, gelenlerin çoğu beş-on dakika sonra ayrıldı, sanki zorunlu bir işmiş gibi. Neden katılım azalıyor, toplumun değerleri mi değişiyor? Benzer bir şey, 2017'de Bursa'da bir yaşlı bakımı etkinliğinde yaşamıştım, oradaki evde sadece dört gönüllü ile günü geçirmiştik, beklenen on kişi gelmemişti. O gün, yaşlıların yüzlerindeki ifadeyi unutamıyorum, ama bu beni sorgulatıyor, insanlar neden bu tür yardımları önemsemiyor?
Başka bir açıdan bakınca, geçen ay Adana'da bir çocuk okuma etkinliğine katıldım, orası bir parkta düzenlenmişti. Etkinlik saat 14'te başladı, ben kitapları dağıtırken sadece altı gönüllü vardı, organizatörler en az yirmi bekliyordu. Çocuklar heyecanla beklerken, çoğu gönüllü erken ayrıldı, ben sonuna kadar kaldım. Neden böyle bir kültürü oturtamıyoruz, belki motivasyon kaynakları mı yetersiz? Benim deneyimim, 2012'de bir okuma kampanyasında, İstanbul'da bir okulda, sadece üç kişi ile sınırlı kalmıştı, oysa yüz kişi hedeflenmişti. Bu tür örnekler birikirken, soruyorum, toplum olarak neyi kaçırıyoruz?
Gönüllülüğün eksikliğinin etkilerini düşünürken, geçen yaz Antalya'da bir plaj temizliği etkinliğine gittim, orası Konyaaltı'ydı. Etkinlik 8 Temmuz'da yapıldı, ben varınca sadece yedi kişi ile başladık, beklenen kırk kişi gelmemişti. Çöpleri toplarken, etrafımdaki insanların çoğu fotoğraf çekip gitti, ben iki saat çalıştım. Neden katılım bu kadar düşük, belki sosyal yapımız mı engel? Benzer bir olay, 2014'te bir deprem yardımı için, İzmir'de yaşanmıştı, o zaman sadece on gönüllü ile paketler hazırlamıştık, hedef elliydi. Bu beni hep düşündürtüyor, ama cevap bulmak zor.
Son olarak, bu hafta sonu Ankara'da bir çevre yürüyüşüne katıldım, orası Kuğulu Park'taydı. Yürüyüş saat 11'de başladı, ben oraya vardığımda on iki kişi vardı, organizatörler elli bekliyordu. Yürürken, çoğu kişi yarım saat sonra ayrıldı, ben sonuna kadar kaldım. Neden böyle oluyor, belki günlük hayatın hızı mı? Benim için bu, sürekli bir soru işareti.
2019'da, İzmir'de bir deniz kaplumbağası koruma projesine dahil olmuştum, o etkinlikte sadece on iki gönüllü ile başladık, başlangıçta kırk kişi kaydolmuştu. Proje lideri, sabah erken saatlerde bile katılımın düştüğünü söylüyordu, ben kumlara çöpleri toplarken fark ettim ki çoğu kişi ilk yarım saatten sonra ayrılıyor. Bu durum beni şaşırtmıştı çünkü Avrupa'da, 2015'te Fransa'da benzer bir plaj temizliğinde, Paris yakınlarındaki bir sahilde yüzlerce kişi ile çalışmıştık, herkes işini bitirene kadar kalıyordu. Bizde neden aynı motivasyon yok, insanlar maddi ödül olmadan adım atmıyor mu?
Birkaç ay önce, İstanbul'da, Taksim'de bir sokak hayvanları aşı kampanyasına gittim, oradaki koordinatörler bana geçen seferde sadece yirmi gönüllünün geldiğini anlattı. Ben aşıları hazırlarken, etrafımdaki gençlerin çoğu gelip kısa süre kalıp gidiyordu, belki on dakikada bir kişi ayrılıyordu. Bu tür deneyimler birikince, soruyorum kendime, toplum olarak neden bu kültürü geliştiremiyoruz, eğitim sisteminde mi eksik var? Mesela, okul yıllarımda, 2005'te lisedeyken, öğretmenimiz bir çevre projesi başlatmıştı, sınıfımda sadece üç kişi devam etmişti, geri kalanlar ders bitince unutmuştu. O zamanlar fark etmemiştim ama şimdi görüyorum, belki de ailelerin öncelikleri farklı.
Gönüllülüğün eksikliğini daha somut görmek için, geçen yaz Bodrum'da bir orman yangını sonrası ağaç dikme etkinliğine katıldım. Etkinlik 7 Temmuz'da başlamıştı, ben oraya ulaştığımda sadece on gönüllü vardı, organizatörler sosyal medya üzerinden yüzlerce kişiyi davet etmişti. Dikilen fidanların yarısını ben ve iki arkadaşımla diktik, diğerleri gelip kısa süre sonra ayrıldı. Neden böyle oluyor, belki iş hayatının baskısı mı, yoksa farkındalık eksikliği mi? Benim için bu, 2010'da üniversite yıllarımda bir kütüphane düzenleme projesinde yaşadığım gibi, sürekli bir hayal kırıklığı. O proje için, Ankara'daki bir üniversite kütüphanesinde, iki gün boyunca sadece beş kişi ile çalıştık, beklenen yirmi kişi gelmemişti.
Bu sorunu daha da derinleştirmek için, geçen hafta İstanbul'da bir gıda bankası dağıtımına gittim, orası Bağcılar'daydı. Dağıtım saat 10'da başladı, ben varınca yirmi kutu gıda ile karşılaştım, ama gönüllüler arasında sadece sekiz kişi vardı, halbuki geçen yıl aynı etkinlikte otuz kişi katılmıştı. Ben paketleri hazırlarken, gelenlerin çoğu beş-on dakika sonra ayrıldı, sanki zorunlu bir işmiş gibi. Neden katılım azalıyor, toplumun değerleri mi değişiyor? Benzer bir şey, 2017'de Bursa'da bir yaşlı bakımı etkinliğinde yaşamıştım, oradaki evde sadece dört gönüllü ile günü geçirmiştik, beklenen on kişi gelmemişti. O gün, yaşlıların yüzlerindeki ifadeyi unutamıyorum, ama bu beni sorgulatıyor, insanlar neden bu tür yardımları önemsemiyor?
Başka bir açıdan bakınca, geçen ay Adana'da bir çocuk okuma etkinliğine katıldım, orası bir parkta düzenlenmişti. Etkinlik saat 14'te başladı, ben kitapları dağıtırken sadece altı gönüllü vardı, organizatörler en az yirmi bekliyordu. Çocuklar heyecanla beklerken, çoğu gönüllü erken ayrıldı, ben sonuna kadar kaldım. Neden böyle bir kültürü oturtamıyoruz, belki motivasyon kaynakları mı yetersiz? Benim deneyimim, 2012'de bir okuma kampanyasında, İstanbul'da bir okulda, sadece üç kişi ile sınırlı kalmıştı, oysa yüz kişi hedeflenmişti. Bu tür örnekler birikirken, soruyorum, toplum olarak neyi kaçırıyoruz?
Gönüllülüğün eksikliğinin etkilerini düşünürken, geçen yaz Antalya'da bir plaj temizliği etkinliğine gittim, orası Konyaaltı'ydı. Etkinlik 8 Temmuz'da yapıldı, ben varınca sadece yedi kişi ile başladık, beklenen kırk kişi gelmemişti. Çöpleri toplarken, etrafımdaki insanların çoğu fotoğraf çekip gitti, ben iki saat çalıştım. Neden katılım bu kadar düşük, belki sosyal yapımız mı engel? Benzer bir olay, 2014'te bir deprem yardımı için, İzmir'de yaşanmıştı, o zaman sadece on gönüllü ile paketler hazırlamıştık, hedef elliydi. Bu beni hep düşündürtüyor, ama cevap bulmak zor.
Son olarak, bu hafta sonu Ankara'da bir çevre yürüyüşüne katıldım, orası Kuğulu Park'taydı. Yürüyüş saat 11'de başladı, ben oraya vardığımda on iki kişi vardı, organizatörler elli bekliyordu. Yürürken, çoğu kişi yarım saat sonra ayrıldı, ben sonuna kadar kaldım. Neden böyle oluyor, belki günlük hayatın hızı mı? Benim için bu, sürekli bir soru işareti.
00