2005'te ilk arabamı aldım, Ankara'da yaşayan bir temizlik meraklısı olarak o zamanlar Fiat Uno'yu 12 bin liraya kaptım. Araba sahibi olmak bana ev temizliğinden hallice gelmişti, haftada bir yağını değiştirmek için ustaya 50 lira verirdim. O dönem yakıt fiyatı 2.5 lira, şehir içinde 50 lirayla 300 kilometre yol yapardım.
Şimdi 2024'te aynı arabayı elden geçirmek istesem, yedek parça fiyatları uçmuş durumda. Geçen ay İstanbul'da bir Fiat servisine uğradım, fren balataları için 1500 lira istediler, oysa 2010'da sadece 200 liraya çıkmıştı iş. Sigorta primi de cabası, geçen sene aracıma 2500 lira ödedim, o zamanlar 500 lirayla hallediyordum. Vergi ve bakım derken, asgari ücretle araba beslemek neredeyse imkansız, geçen yaz Bodrum yolunda benzinciye 400 lira bıraktım tek seferde. Arabamın LPG dönüşümünü 2012'de 800 liraya yaptırmıştım, şimdi aynı iş 5000 lirayı bulur diyorlar. Benim gibi orta sınıf için bu maliyetler hayatı zorlaştırıyor, geçen hafta Ankara trafiğinde yolda kalan bir sürücüye yardım ettim, cebinde yakıt parası yokmuş. 2018'den beri her yıl araç muayenesine 300 lira veriyorum, bu sefer 600 oldu, detaylı kontrol şart. Yakıt dışında lastik ve filtre masrafları da katlanıyor, geçen ay bir Michelin seti için 2500 lira ödedim, oysa 2015'te 1000 liraydı. Türkiye'de araba sahibi olmak artık sadece yakıt değil, her ay bir bütçe oyunu. Benim ev bakımındaki gibi, her şeyi zamanında takip etmezsen fatura katlanır. 2023'te bir arkadaşımın arabası tamirden 10 bin lira çıktı, o parayla o zamanlar ikinci el bir araba alırdık. Yakıt fiyatları 7 liradan 25 liraya zıpladı, geçen ay İstanbul'dan Ankara'ya gitmek için 800 lira harcadım, oysa 2010'da 200 liraya bitiyordu. Araba sahibi olmanın keyfi var ama cebi yakıyor, benim gibi temizlikte titiz olanlar için bakım masrafı ekstra dert. 2022'de bir Honda Civic baktım, sıfır fiyatı 1 milyon lira, o parayla o zamanlar iki araba alırdım. İşte böyle, maliyetler artınca insan ikinci el piyasasına saplanıyor. Ankara'da 2019'da sattığım arabayı şimdi 50 bin liraya alamazsın, en
Şimdi 2024'te aynı arabayı elden geçirmek istesem, yedek parça fiyatları uçmuş durumda. Geçen ay İstanbul'da bir Fiat servisine uğradım, fren balataları için 1500 lira istediler, oysa 2010'da sadece 200 liraya çıkmıştı iş. Sigorta primi de cabası, geçen sene aracıma 2500 lira ödedim, o zamanlar 500 lirayla hallediyordum. Vergi ve bakım derken, asgari ücretle araba beslemek neredeyse imkansız, geçen yaz Bodrum yolunda benzinciye 400 lira bıraktım tek seferde. Arabamın LPG dönüşümünü 2012'de 800 liraya yaptırmıştım, şimdi aynı iş 5000 lirayı bulur diyorlar. Benim gibi orta sınıf için bu maliyetler hayatı zorlaştırıyor, geçen hafta Ankara trafiğinde yolda kalan bir sürücüye yardım ettim, cebinde yakıt parası yokmuş. 2018'den beri her yıl araç muayenesine 300 lira veriyorum, bu sefer 600 oldu, detaylı kontrol şart. Yakıt dışında lastik ve filtre masrafları da katlanıyor, geçen ay bir Michelin seti için 2500 lira ödedim, oysa 2015'te 1000 liraydı. Türkiye'de araba sahibi olmak artık sadece yakıt değil, her ay bir bütçe oyunu. Benim ev bakımındaki gibi, her şeyi zamanında takip etmezsen fatura katlanır. 2023'te bir arkadaşımın arabası tamirden 10 bin lira çıktı, o parayla o zamanlar ikinci el bir araba alırdık. Yakıt fiyatları 7 liradan 25 liraya zıpladı, geçen ay İstanbul'dan Ankara'ya gitmek için 800 lira harcadım, oysa 2010'da 200 liraya bitiyordu. Araba sahibi olmanın keyfi var ama cebi yakıyor, benim gibi temizlikte titiz olanlar için bakım masrafı ekstra dert. 2022'de bir Honda Civic baktım, sıfır fiyatı 1 milyon lira, o parayla o zamanlar iki araba alırdım. İşte böyle, maliyetler artınca insan ikinci el piyasasına saplanıyor. Ankara'da 2019'da sattığım arabayı şimdi 50 bin liraya alamazsın, en
113