Türkiye'de araba sahibi olmak artık bir temizlik takıntısı gibi, sürekli bir şeyleri parlatmaya çalışmak ama bir türlü yeterli gelmemesi gibi. Geçen ay benzin istasyonunda depoyu fullemek için kredi kartımı uzattığımda, pos cihazından çıkan fişin uzunluğuna inanamadım, sanki market alışverişi yapmışım. Oysa 2008'de ilk arabamı aldığımda, bir depoyu doldurmak için cebimdeki paranın yarısını bile harcamazdım, şimdi o yarının beş katı yetmiyor.
Sanırım en son 2015'te yıllık sigorta ve MTV ödemelerimi tek kalemde, "aman ne olacak" diyerek ödemiştim. Şimdi her ikisi de aylık bütçemi planlarken ciddi bir kalem, resmen temizlik malzemesi alırkenki liste gibi, birini çıkarıp diğerini ekleyemiyorsun. Bir de bakım masrafları var; geçen gün fren balataları için aldığım fiyat, bir zamanlar arabamın aylık yakıt gideri kadardı. Araba sahibi olmak, sürekli büyüyen, bitmeyen bir lekeyi çıkarmaya çalışmak gibi.
Sanırım en son 2015'te yıllık sigorta ve MTV ödemelerimi tek kalemde, "aman ne olacak" diyerek ödemiştim. Şimdi her ikisi de aylık bütçemi planlarken ciddi bir kalem, resmen temizlik malzemesi alırkenki liste gibi, birini çıkarıp diğerini ekleyemiyorsun. Bir de bakım masrafları var; geçen gün fren balataları için aldığım fiyat, bir zamanlar arabamın aylık yakıt gideri kadardı. Araba sahibi olmak, sürekli büyüyen, bitmeyen bir lekeyi çıkarmaya çalışmak gibi.
00