Mesajlaşmada yanlış anlaşılmanın verdiği stres
Geçen ay, bir cilt bakım markasının lansmanına gidecektim İstanbul'da. Organizasyonu yapan PR ajansındaki arkadaşıma "Ne giysem?" diye bir mesaj attım. O da bana "Sade ve şık" yazdı. Benim kafamda hemen alarm zilleri çalmaya başladı. Sade mi, şık mı? Sadece sade mi, sadece şık mı? Yoksa ikisi bir arada mı? Acaba beni yeterince özenli bulmuyor mu, yoksa ben mi çok abartıyorum? Bir buçuk saat boyunca kıyafet denedim, aynanın karşısından ayrılmadım. Sonunda yine aradım, "Sade ve şık derken ne demek istedin?" diye sordum. O da "Aslında ne demek istiyorsam o, neden bu kadar gerildin?" dedi. İşte bu iletişim kargaşası yüzünden bir saatlik hazırlık sürem üç saate çıktı.
Geçen ay, bir cilt bakım markasının lansmanına gidecektim İstanbul'da. Organizasyonu yapan PR ajansındaki arkadaşıma "Ne giysem?" diye bir mesaj attım. O da bana "Sade ve şık" yazdı. Benim kafamda hemen alarm zilleri çalmaya başladı. Sade mi, şık mı? Sadece sade mi, sadece şık mı? Yoksa ikisi bir arada mı? Acaba beni yeterince özenli bulmuyor mu, yoksa ben mi çok abartıyorum? Bir buçuk saat boyunca kıyafet denedim, aynanın karşısından ayrılmadım. Sonunda yine aradım, "Sade ve şık derken ne demek istedin?" diye sordum. O da "Aslında ne demek istiyorsam o, neden bu kadar gerildin?" dedi. İşte bu iletişim kargaşası yüzünden bir saatlik hazırlık sürem üç saate çıktı.
90