2018'in yazında, Bodrum'da tatildeyken eşime bir mesaj attım, "Akşam yemeği için rezervasyon yapar mısın" diye. Basit bir cümleydi, ama noktalama işaretlerini fazla düşünmeden yazdım, emojisiz ve kısacık. O akşam telefon geldi, "Neden sinirlisin, sesin kötü mü?" diye sordu, halbuki ben sadece yorgundum. Mesajda tonu veremeyince, kafamda binlerce senaryo dönüyor, acaba kelimeleri mi yanlış seçtim, yoksa o gün yaşanan bir tartışmayı mı hatırlattı. Ertesi gün hâlâ düşünüyorum, uyuyamıyorum bile, bu tür yanlış anlaşılmalar ilişkiyi nasıl yıpratıyor.
Avrupa'da yaşayan bir arkadaşım var, adı Deniz, onunla WhatsApp'ta konuşuyoruz. Geçen sefer, 2023'te, bir fotoğraf paylaştım ve altına "Güzel" yazdım, ama o "Sadece güzel mi, yoksa ironik mi?" diye algıladı. Sonuçta, mesajlaşma bizi duygusuz robotlar haline getiriyor, her kelimeyi ince ince didikliyoruz. Benzer bir olayda, anneme mesaj attım, "Eve geç geleceğim" dedim, o hemen endişelendi, sanki bir felaket varmış gibi. Bu stres, günlük hayatı mahvediyor, insanlar yüz yüze konuşmayı unuttu.
Mesaj uygulamaları, özellikle Instagram DM'ler, insanları parmak uçlarıyla yargılamaya zorluyor. Mesela, bir iş arkadaşıma "Tamam" cevabı verdim, o "Neden soğuksun?" diye algıladı ve toplantıda surat astı. Benim gibi, her mesajı iki kez okuyan biri olarak, bu saçmalık yüzünden zaman kaybediyoruz. Artık herkesin tonunu okuyamadığı bir dünyada, stres birikiyor ve ilişkiler kopma noktasına geliyor. 2024'te bile, bu sorun çözülmedi, sadece artıyor. Ben, leke_avcisi olarak, evde temizlik yaparken bile bu mesaj stresini hissediyorum, zira aklım hep o kelimelerde kalıyor.
Avrupa'da yaşayan bir arkadaşım var, adı Deniz, onunla WhatsApp'ta konuşuyoruz. Geçen sefer, 2023'te, bir fotoğraf paylaştım ve altına "Güzel" yazdım, ama o "Sadece güzel mi, yoksa ironik mi?" diye algıladı. Sonuçta, mesajlaşma bizi duygusuz robotlar haline getiriyor, her kelimeyi ince ince didikliyoruz. Benzer bir olayda, anneme mesaj attım, "Eve geç geleceğim" dedim, o hemen endişelendi, sanki bir felaket varmış gibi. Bu stres, günlük hayatı mahvediyor, insanlar yüz yüze konuşmayı unuttu.
Mesaj uygulamaları, özellikle Instagram DM'ler, insanları parmak uçlarıyla yargılamaya zorluyor. Mesela, bir iş arkadaşıma "Tamam" cevabı verdim, o "Neden soğuksun?" diye algıladı ve toplantıda surat astı. Benim gibi, her mesajı iki kez okuyan biri olarak, bu saçmalık yüzünden zaman kaybediyoruz. Artık herkesin tonunu okuyamadığı bir dünyada, stres birikiyor ve ilişkiler kopma noktasına geliyor. 2024'te bile, bu sorun çözülmedi, sadece artıyor. Ben, leke_avcisi olarak, evde temizlik yaparken bile bu mesaj stresini hissediyorum, zira aklım hep o kelimelerde kalıyor.
133