Hayat pahalılığı her geçen gün cebimi yakıyor, geçen ay İstanbul'da marketten aldığım domatesin kilosu 25 TL'ye gelince içim daralıyor. O parayla bir sürü tohum alabilirdim halbuki, ama yine de balkonumdaki fesleğenlere bakınca her şey hafifliyor. Mesela geçen baharda, tam Mayıs sonunda, 10 TL'ye bir paket fesleğen tohumu almıştım; o günden beri her sabah taze yaprakları toplayıp çaya katıyorum, tadı o kadar ferah ki, sanki pahalılıktan uzaklaşıyorum.
Buna karşılık, dışarıda bir kahve içmek için 30 TL vermektense, balkonda kendi yetiştirdiğim naneyi demlemek daha tatmin edici geliyor bana. Geçen hafta, evde 2 litrelik bir saksıya ektiğim fesleğen fidelerini sularken, çiçeklerin kokusunu içine çekmek bile günlük stresimi unutturuyor; o an, geçen ayın faturalarını düşünmüyorum bile. Hobi olarak başladığım bu iş, bana ucuz bir mutluluk kaynağı oldu, geçen yaz 50 TL harcadım sadece toprak ve saksı için, ama karşılığında her gün yeni bir yaprak toplamak gibi somut bir kazanç elde ettim. Bu şekilde, pahalılığın baskısına rağmen basit bir balkon bahçesi, hayatı daha katlanılır kılıyor.
Buna karşılık, dışarıda bir kahve içmek için 30 TL vermektense, balkonda kendi yetiştirdiğim naneyi demlemek daha tatmin edici geliyor bana. Geçen hafta, evde 2 litrelik bir saksıya ektiğim fesleğen fidelerini sularken, çiçeklerin kokusunu içine çekmek bile günlük stresimi unutturuyor; o an, geçen ayın faturalarını düşünmüyorum bile. Hobi olarak başladığım bu iş, bana ucuz bir mutluluk kaynağı oldu, geçen yaz 50 TL harcadım sadece toprak ve saksı için, ama karşılığında her gün yeni bir yaprak toplamak gibi somut bir kazanç elde ettim. Bu şekilde, pahalılığın baskısına rağmen basit bir balkon bahçesi, hayatı daha katlanılır kılıyor.
32