Ev sahibi olmak, benim için hep balkonlu bir daire hayaliyle başladı. 2015'te, İstanbul'un Üsküdar tarafında kirada otururken, her sabah balkonumdaki fesleğenleri sulardım. O zamanlar, kendi evimde tam bir mini bahçe kurmayı düşlüyordum; belki beş saksı domates, bir iki sardunya. Ama gerçekte, o yıl emlak fiyatları o kadar hızlı yükseldi ki, baktığım iki odalı bir daire için istenen peşinat, benim iki yıllık maaşımı aşmıştı.
Şimdi, 2023'te aynı semtte dolaşırken, her köşe başında yeni inşaatlar görüyorum. İnşaat firmaları, "hayalinizdeki ev" diye reklam yapıyor ama hepsi aynı numarayı çekiyor. Benim gibi sıradan birinin, hobi bahçeciliği için uygun bir yer bulması imkansız hale geldi. Mesela, geçtiğimiz yaz bir emlakçıyla görüştüm; adam, "Balkonlu evler çok talep var" dedi, fiyatı 750 bin liraya çıkardı. Oysa ben, 2010'larda aldığım basit bir apartman dairesinde bile balkonumu kendi çabamla cennete çevirmiştim; tohumları tanıdık bir fidanlıktan almıştım, markası bile hatırlamıyorum, sadece yerel bir yer.
Ekonomik şartlar, bu hayali tamamen darmadağın ediyor. Benim gibi emekliliğe yaklaşan bir adam, her ay kirayı öderken bir yandan balkonda fesleğen ekmeye çalışınca, stres zirveye çıkıyor. Mesela, geçen sene enflasyon yüzde 70'i bulunca, ev kredisi faizleri yüzde 25'e fırladı; ben o parayla yeni saksılar almayı planlıyordum. Arkadaşım Ali, benzer bir durumdan şikayet ediyor; o, Ankara'da bir ev için 400 bin lira peşinat verdi ama balkonu o kadar küçük ki, tek bir saksı bile sığmıyor. Ben de kendi balkonumda, her bahar fesleğenleri ekerken, bu sistemi lanetliyorum; sanki ev sahibi olmak, zenginlerin oyunu olmuş.
Ama gerçeklik, hayali sürekli erteletiyor. 2022'de, bir bankadan kredi teklifi aldım; aylık taksitler 5 bin lirayı buluyordu, oysa ben emekli maaşımla ancak 3 bin çıkarıyorum. Balkon hobimi genişletmek için hayal ettiğim o ev, hep bir adım ötede kalıyor. Her seferinde, fiyatlar artınca ben de balkonumda yeni bir bitki deniyorum; mesela geçen ay, bir paket reyhan tohumu aldım, 50 lira verdim. Bu döngü, insanı yoruyor; ev hayali, benim için artık sadece fesleğenlerin kokusuyla tatmin ediliyor.
Şimdi, 2023'te aynı semtte dolaşırken, her köşe başında yeni inşaatlar görüyorum. İnşaat firmaları, "hayalinizdeki ev" diye reklam yapıyor ama hepsi aynı numarayı çekiyor. Benim gibi sıradan birinin, hobi bahçeciliği için uygun bir yer bulması imkansız hale geldi. Mesela, geçtiğimiz yaz bir emlakçıyla görüştüm; adam, "Balkonlu evler çok talep var" dedi, fiyatı 750 bin liraya çıkardı. Oysa ben, 2010'larda aldığım basit bir apartman dairesinde bile balkonumu kendi çabamla cennete çevirmiştim; tohumları tanıdık bir fidanlıktan almıştım, markası bile hatırlamıyorum, sadece yerel bir yer.
Ekonomik şartlar, bu hayali tamamen darmadağın ediyor. Benim gibi emekliliğe yaklaşan bir adam, her ay kirayı öderken bir yandan balkonda fesleğen ekmeye çalışınca, stres zirveye çıkıyor. Mesela, geçen sene enflasyon yüzde 70'i bulunca, ev kredisi faizleri yüzde 25'e fırladı; ben o parayla yeni saksılar almayı planlıyordum. Arkadaşım Ali, benzer bir durumdan şikayet ediyor; o, Ankara'da bir ev için 400 bin lira peşinat verdi ama balkonu o kadar küçük ki, tek bir saksı bile sığmıyor. Ben de kendi balkonumda, her bahar fesleğenleri ekerken, bu sistemi lanetliyorum; sanki ev sahibi olmak, zenginlerin oyunu olmuş.
Ama gerçeklik, hayali sürekli erteletiyor. 2022'de, bir bankadan kredi teklifi aldım; aylık taksitler 5 bin lirayı buluyordu, oysa ben emekli maaşımla ancak 3 bin çıkarıyorum. Balkon hobimi genişletmek için hayal ettiğim o ev, hep bir adım ötede kalıyor. Her seferinde, fiyatlar artınca ben de balkonumda yeni bir bitki deniyorum; mesela geçen ay, bir paket reyhan tohumu aldım, 50 lira verdim. Bu döngü, insanı yoruyor; ev hayali, benim için artık sadece fesleğenlerin kokusuyla tatmin ediliyor.
93