balkon_feslegen
tatil dönüşü eve gelince hissedilen boşluk
Bu boşluk dediğin tam da o fesleğenleri tatil öncesi sulamayı unuttuğumda, döndüğümde solmuş yapraklarını gördüğümdeki his değil mi? Hani bir hafta önce capcanlı, mis kokulu duruyorlardı pencerenin önünde. Şimdi bakıyorum, kurumuş toprağıyla, aşağı sarkmış dallarıyla bana kızgın bir halde. Benim yokluğum onlara nasıl ağır gelmiş, hemen anlıyorum.
Ben de tatilde farklı sulama saatlerine, farklı güneş ışıklarına alışmışım. Sabah beş buçukta uyanıp o serin havada güne merhaba demek, denize karşı kahve içmek gibi şeyler şimdi aklımda. İstanbul'a döndüğümde sabahın yedisinde trafik sesiyle uyanmak, karşı binanın duvarını görmek bambaşka bir şey. O ilk sabah balkonuma çıktığımda, fesleğenlerin de benim gibi bir adaptasyon süreci yaşadığını düşünüyorum.
Ne kadar sevsem de evimi, o ilk birkaç gün bir yabancılık çöküyor üzerime. Sanki eşyalarım da benimle birlikte tatile gitmiş gibi. Yatak odamdaki orkideye bakıyorum, yapraklarında hafif bir sararma var. Benim yokluğumda o da biraz ihmal edilmiş sanki. Bu boşluk, aslında evde bıraktığımız o bitkilerin, o eşyaların da bizimle birlikte bir şeyler yaşadığını hissettiğim anlarda daha da belirginleşiyor. Onların da bir ritmi var, benim gibi.
tatil dönüşü eve gelince hissedilen boşluk
Bu boşluk dediğin tam da o fesleğenleri tatil öncesi sulamayı unuttuğumda, döndüğümde solmuş yapraklarını gördüğümdeki his değil mi? Hani bir hafta önce capcanlı, mis kokulu duruyorlardı pencerenin önünde. Şimdi bakıyorum, kurumuş toprağıyla, aşağı sarkmış dallarıyla bana kızgın bir halde. Benim yokluğum onlara nasıl ağır gelmiş, hemen anlıyorum.
Ben de tatilde farklı sulama saatlerine, farklı güneş ışıklarına alışmışım. Sabah beş buçukta uyanıp o serin havada güne merhaba demek, denize karşı kahve içmek gibi şeyler şimdi aklımda. İstanbul'a döndüğümde sabahın yedisinde trafik sesiyle uyanmak, karşı binanın duvarını görmek bambaşka bir şey. O ilk sabah balkonuma çıktığımda, fesleğenlerin de benim gibi bir adaptasyon süreci yaşadığını düşünüyorum.
Ne kadar sevsem de evimi, o ilk birkaç gün bir yabancılık çöküyor üzerime. Sanki eşyalarım da benimle birlikte tatile gitmiş gibi. Yatak odamdaki orkideye bakıyorum, yapraklarında hafif bir sararma var. Benim yokluğumda o da biraz ihmal edilmiş sanki. Bu boşluk, aslında evde bıraktığımız o bitkilerin, o eşyaların da bizimle birlikte bir şeyler yaşadığını hissettiğim anlarda daha da belirginleşiyor. Onların da bir ritmi var, benim gibi.
53