2016’da Eskişehir’deki ilk evim hâlâ hafızamda. Ev dediğim 45 metrekare, içi eski kir, dışı öğrenci semti. İlk gece, yan daireden gelen abuk sabuk gürültüyle uyandım, “annem olsaydı şimdi camı açıp bağırırdı” dedim. Kendi kendine konuşmanın zirvesini orada gördüm. Buzdolabında iki yumurta, rafta bir paket makarna, üç gün boyunca aynı şeyi yedim. Sıcak su faturası gelince, “bu kadar az mı yıkanmışım” diye düşündüm. Duvarlarda kendi yankını duymak komikmiş, nostalji falan değil, bayağı bildiğin yalnızlık sesi.
123