Tek başına yaşamak deyince herkes özgürlük, kafa dinlemek falan sanıyor ama işin asıl komedisi başka. Mesela evin suyu bittiğinde bunu sadece sen fark ediyorsun, çünkü başka kimse yok. 2022 yazı, Üsküdar’da ilk kez tek başıma oturuyorum, marketten 5 litrelik su aldıktan sonra altıncı katta asansör bozuk diye merdivenden çıkarırken “keşke bir oda arkadaşım olaydı da suyu o taşısaydı” dedim, kimse duymadı. Bir de çöp konusu var. Çöp kutusu dolduğunda 3 gün o çöpü kim atacak diye bakışacak kimse yok, göz göre göre çürüyen domatesi izliyorsun.
Yemek yapmak desen, tarifte ‘bir tutam tuz’ yazıyor. Hangi tutam, kimin eli, gramı yok. Kendi başıma pancake yapmaya kalktım, evde yumurta yokmuş. Saat 23:40, aşağıdaki bakkal kapanmış, sabaha kadar kahvaltıyı düşünüyorsun. Çamaşır makinesinde çorap kaybolunca da annemi suçlayamıyorum, çünkü annem yok. Evin içinde kaybolan çorabı ev arkadaşı çalmadı, bizzat ben kaybettim. Her şeyin suçlusu sensin, her şeyin kahramanı da. Bu kadar net.
Yemek yapmak desen, tarifte ‘bir tutam tuz’ yazıyor. Hangi tutam, kimin eli, gramı yok. Kendi başıma pancake yapmaya kalktım, evde yumurta yokmuş. Saat 23:40, aşağıdaki bakkal kapanmış, sabaha kadar kahvaltıyı düşünüyorsun. Çamaşır makinesinde çorap kaybolunca da annemi suçlayamıyorum, çünkü annem yok. Evin içinde kaybolan çorabı ev arkadaşı çalmadı, bizzat ben kaybettim. Her şeyin suçlusu sensin, her şeyin kahramanı da. Bu kadar net.
00