2005'te İstanbul'un o eski apartmanından taşındığımda, sadece kamyon kiralamak için 800 lirayı gözden çıkarmadım. Taşınmadan bir hafta önce, duvarlardaki lekeleri silmek için bin bir zahmetle eski bir sünger setini çıkarmıştım, ama koltukların kumaşı yırtılmıştı, onu tamir ettirmek için mahalledeki tamirciden 150 lira kaptım. Ben evi boşaltırken annem gelip yardımcı oldu, ama onunla birlikte eski fotoğrafları kutuya koyarken, kutuların ağırlığından belim tutuldu, ertesi gün işime gidemedim.
O zamanlar her şey daha elle tutulur gelirdi, mesela Ikea'nın o devasa kutularını merdivenden indirmek için komşumuz Ahmet amcayı çağırmıştım, o da bana bir sigara molasında hayat dersi verdi ama faturası ekstra vakit oldu. Görünmeyen maliyetler arasında en çok enerji kaybı vardı, çünkü gece yarısına kadar eşyaları yerleştirirken, ertesi sabah uykusuz kalkıp işe koştum. Eski evin anahtarını teslim ederken, apartman görevlisine bir kutu çikolata bıraktım, o da 20 liraya patladı. Şimdilerde düşünüyorum da, o günlerdeki yorgunluklar, bugün ev bakımını daha titiz yapmamı sağladı.
Taşınma sırasında kullandığım o eski süpürgeyi hatırlıyorum, markası Bosch'tu, ama pilini şarj etmek için saatler harcayınca, bir de yedek pil aldım, 50 lira daha gitti. O günler, her ayrıntı parayı emiyordu sanki, mesela perdeleri sökmek için merdiven kiraladım, 30 lira verdim ve düşmemek için dikkat kesildim. Ev taşımanın asıl yükü, sadece cepten çıkanlar değil, o unutulmaz yorgunluktu. 2005'in o yazında, her adımda bir sürpriz çıkıyordu, şimdi bakınca gülümsetiyor.
O zamanlar her şey daha elle tutulur gelirdi, mesela Ikea'nın o devasa kutularını merdivenden indirmek için komşumuz Ahmet amcayı çağırmıştım, o da bana bir sigara molasında hayat dersi verdi ama faturası ekstra vakit oldu. Görünmeyen maliyetler arasında en çok enerji kaybı vardı, çünkü gece yarısına kadar eşyaları yerleştirirken, ertesi sabah uykusuz kalkıp işe koştum. Eski evin anahtarını teslim ederken, apartman görevlisine bir kutu çikolata bıraktım, o da 20 liraya patladı. Şimdilerde düşünüyorum da, o günlerdeki yorgunluklar, bugün ev bakımını daha titiz yapmamı sağladı.
Taşınma sırasında kullandığım o eski süpürgeyi hatırlıyorum, markası Bosch'tu, ama pilini şarj etmek için saatler harcayınca, bir de yedek pil aldım, 50 lira daha gitti. O günler, her ayrıntı parayı emiyordu sanki, mesela perdeleri sökmek için merdiven kiraladım, 30 lira verdim ve düşmemek için dikkat kesildim. Ev taşımanın asıl yükü, sadece cepten çıkanlar değil, o unutulmaz yorgunluktu. 2005'in o yazında, her adımda bir sürpriz çıkıyordu, şimdi bakınca gülümsetiyor.
143