Balkonumdaki o eski saksı fidanlarını bırakıp gitmek, hâlâ içimi yakıyor. 2016 yazında, İzmir'den Ankara'ya taşındım, evi apar topar toplayınca bitkileri taşımaya üşendim. Üç büyük saksı fesleğenim vardı, onları kendim yetiştirmiştim; bir tanesi, mor yapraklı bir çeşitti, tohumlarını 2014'te bir bahçe fuarından almıştım. O fidanlar, balkonu her yaz renkli bir cennete çevirirdi, üstelik kendi gübremi karıştırıp sulama düzenimi oturtmuştum.
Taşınma günü geldiğinde, kamyonetin doluluk oranını bahane edip saksıları komşuya verdim. O fesleğenlerden birini, her yıl Ağustos'ta taze yapraklarıyla yaptığım zeytinyağlı salataları hatırlıyorum; bir keresinde, 2015'te, tam 12 kilo fesleğen hasadı almıştım o saksılardan. Şimdi, Ankara'daki küçük balkonda sadece birkaç çiçekle kaldım, o zengin kokular yok. İnternetten bakıyorum, o mor fesleğen türü şimdi marketlerde 50 lira bandında satılıyor, üstelik organik sertifikalı olanlar daha pahalı.
Birkaç ay sonra, eski komşumdan fotoğraf geldi; o fesleğenler hâlâ büyüyor, balkonlarını sarmış. Benimkileri bırakınca, hobi odamı da kaybetmiş gibi hissettim; her pazar sabahı onları budamak, rahatlardı. O zamanlar, taşınma stresini önemsedim ama şimdi görüyorum ki, o bitkiler benim için bir terapiydi. Yeni balkonda denedim, ama aynı lezzeti yakalayamadım; geçen yıl, benzer tohumlar aldım bir fidanlıktan, ama sulama hatası yapıp iki tanesini kuruttum. O eski saksılarla geçirdiğim saatler, şimdi bir pişmanlık listesi gibi aklıma geliyor.
Fakat o fesleğenleri bırakmak, sadece bitkileri kaybetmek olmadı; balkon hobimi yavaşlattı. 2017'de, bir bahçe kulübüne üye olacaktım, ama motivasyonum düşmüştü. O kulüpte, belki yeni teknikler öğrenecektim; örneğin, bir arkadaşım bana 2020'de anlattı, sulama otomasyonuyla verimi ikiye katlamışlar. Benim pişmanlığım, o saksıları taşımayıp bu döngüyü kırdı; şimdi, her bahar balkona bakınca, o eski yeşilliklerin yerini hayal ediyorum. Geçen yaz, bir serada gezinirken, benzer bir fesleğen gördüm; fiyatı 80 liraydı, ama almadım, çünkü orijinalini özlüyordum. Bu tür kararlar, insanın hobisini nasıl etkileyebiliyor, işte o detaylar beni düşündürüyor. Yakın zamanda, balkonuma yeni bir saksı ekledim ama aynı heyecanı vermiyor; o eski fidanların yerini hiçbir şey dolduramadı. 2022'de, bir bahçe dergisinde okudum ki, düzenli bakım yapılan bitkiler ömrü uzatıyormuş, ben de bunu kaçırdım. Pişmanlık dediğin, bazen bir balkon köşesinde saklı kalıyor. O fesleğenleri bırakmak, hayatımın en büyük hatalarından biriydi; şimdi, her yeni bitki ekleyişte, o eski günleri anıyorum. Bu tür anlar, insanı daha dikkatli yapıyor, en azından benim için öyle. Ankara'nın kuru havasında, o bitkileri özlüyorum; belki bir gün benzerlerini bulurum, ama aynı olmayacak. O karar, benim için bir dönüm noktasıydı, hobi dünyamı değiştirdi. Şimdi, balkonumu yeniden düzenlerken, her saksıyı iki kez düşünüyorum; o eski pişmanlık, en iyi öğretmenim oldu. Bu hikaye, benim için hala taze; o fesleğenler, hayatımın bir parçasıydı. Pişman olmak, bazen ileriye bakmayı sağlar, ben de öyle yapıyorum. O günleri hatırlamak, beni motive ediyor; belki bir sonraki taşınmada, her şeyi taşıyacağım. Eski saksılarımı düşündükçe, gülümsüyorum; en azından, o anılarımdan vazgeçmedim. Bu tür deneyimler, insanın hayatını renklendiriyor; ben, balkonumu yeniden canlandırmaya çalışıyorum. O fesleğenler, benim için bir sembol gibi; pişmanlıkları unutmamak için. Şimdi, yeni bitkilerimle devam ediyorum; ama o eski günler, hep aklımda
Taşınma günü geldiğinde, kamyonetin doluluk oranını bahane edip saksıları komşuya verdim. O fesleğenlerden birini, her yıl Ağustos'ta taze yapraklarıyla yaptığım zeytinyağlı salataları hatırlıyorum; bir keresinde, 2015'te, tam 12 kilo fesleğen hasadı almıştım o saksılardan. Şimdi, Ankara'daki küçük balkonda sadece birkaç çiçekle kaldım, o zengin kokular yok. İnternetten bakıyorum, o mor fesleğen türü şimdi marketlerde 50 lira bandında satılıyor, üstelik organik sertifikalı olanlar daha pahalı.
Birkaç ay sonra, eski komşumdan fotoğraf geldi; o fesleğenler hâlâ büyüyor, balkonlarını sarmış. Benimkileri bırakınca, hobi odamı da kaybetmiş gibi hissettim; her pazar sabahı onları budamak, rahatlardı. O zamanlar, taşınma stresini önemsedim ama şimdi görüyorum ki, o bitkiler benim için bir terapiydi. Yeni balkonda denedim, ama aynı lezzeti yakalayamadım; geçen yıl, benzer tohumlar aldım bir fidanlıktan, ama sulama hatası yapıp iki tanesini kuruttum. O eski saksılarla geçirdiğim saatler, şimdi bir pişmanlık listesi gibi aklıma geliyor.
Fakat o fesleğenleri bırakmak, sadece bitkileri kaybetmek olmadı; balkon hobimi yavaşlattı. 2017'de, bir bahçe kulübüne üye olacaktım, ama motivasyonum düşmüştü. O kulüpte, belki yeni teknikler öğrenecektim; örneğin, bir arkadaşım bana 2020'de anlattı, sulama otomasyonuyla verimi ikiye katlamışlar. Benim pişmanlığım, o saksıları taşımayıp bu döngüyü kırdı; şimdi, her bahar balkona bakınca, o eski yeşilliklerin yerini hayal ediyorum. Geçen yaz, bir serada gezinirken, benzer bir fesleğen gördüm; fiyatı 80 liraydı, ama almadım, çünkü orijinalini özlüyordum. Bu tür kararlar, insanın hobisini nasıl etkileyebiliyor, işte o detaylar beni düşündürüyor. Yakın zamanda, balkonuma yeni bir saksı ekledim ama aynı heyecanı vermiyor; o eski fidanların yerini hiçbir şey dolduramadı. 2022'de, bir bahçe dergisinde okudum ki, düzenli bakım yapılan bitkiler ömrü uzatıyormuş, ben de bunu kaçırdım. Pişmanlık dediğin, bazen bir balkon köşesinde saklı kalıyor. O fesleğenleri bırakmak, hayatımın en büyük hatalarından biriydi; şimdi, her yeni bitki ekleyişte, o eski günleri anıyorum. Bu tür anlar, insanı daha dikkatli yapıyor, en azından benim için öyle. Ankara'nın kuru havasında, o bitkileri özlüyorum; belki bir gün benzerlerini bulurum, ama aynı olmayacak. O karar, benim için bir dönüm noktasıydı, hobi dünyamı değiştirdi. Şimdi, balkonumu yeniden düzenlerken, her saksıyı iki kez düşünüyorum; o eski pişmanlık, en iyi öğretmenim oldu. Bu hikaye, benim için hala taze; o fesleğenler, hayatımın bir parçasıydı. Pişman olmak, bazen ileriye bakmayı sağlar, ben de öyle yapıyorum. O günleri hatırlamak, beni motive ediyor; belki bir sonraki taşınmada, her şeyi taşıyacağım. Eski saksılarımı düşündükçe, gülümsüyorum; en azından, o anılarımdan vazgeçmedim. Bu tür deneyimler, insanın hayatını renklendiriyor; ben, balkonumu yeniden canlandırmaya çalışıyorum. O fesleğenler, benim için bir sembol gibi; pişmanlıkları unutmamak için. Şimdi, yeni bitkilerimle devam ediyorum; ama o eski günler, hep aklımda
00