Balkonumdaki o devasa feslegen fidesini bırakıp taşınmak zorunda kaldığımda, 2018'in baharıydı. O zamanlar, Ankara'da, üçüncü kattaki küçücük dairemde, onu pencere kenarına yerleştirmiş, her sabah güneşi takip edişini izliyordum. Feslegen, tohumdan büyütmüştüm, markası sıradan bir fidanlık ürünüydü ama ben ona adeta bir arkadaş muamelesi yapıyordum. Sulama rutinim, her akşam 7'de, tam bir bardak suyla sınırlıydı ve yapraklarının o mis kokusu, tüm haftanın stresini silip atıyordu.
Şimdi düşünüyorum da, taşınma kararı tamamen aceleyle alınmıştı. Mayıs 2018'de, iş için İstanbul'a geçecektim, eşyaları toparlarken, onu da yanımda götürmeyi erteledim. Kamyonete sığmadı, zaten kökleri o kadar derinleşmişti ki, saksıyı bile taşımak zahmetli gelmişti. O gün, apartman bahçesine bırakmıştım, "Belki komşular bakar" diye umut etmiştim. Ama bir hafta sonra döndüğümde, kuruyup gitmişti, yaprakları sararmış, dalları kırılmıştı. O feslegen, benim ilk büyük başarım olmuştu; tohumu, bir yerel pazardan, 5 lira verip almıştım ve altı ayda neredeyse bir metreye ulaşmıştı. Şimdi, o balkonu hatırladıkça, içim burkuluyor.
Aslında pişmanlığım sadece bitkiyi kaybetmekle kalmadı, o süreçte öğrendiklerimi de ıskaladım. Mesela, 2019'da, bir bahçe kulübüne üye olsam, o fesleğeni nasıl çoğaltacağımı öğrenirdim. Kulüp, Ankara'daki Botanik Parkı'nda toplanıyordu, her ayın ilk Pazar günü, uzmanlar gelip pratik ipuçları veriyordu. Benimki gibi hobiciler, oradan ilham alıp kendi balkonlarını dönüştürüyorlardı. O zamanlar, iş yoğunluğundan kaçırdım, ama şimdi görüyorum ki, o deneyim, hayatıma daha fazla renk katabilirdi. Mesela, geçen yıl İstanbul'a taşındığımda, yeni balkonuma diktiğim reyhan, aynı hatayı yapmamı engelledi; onu her gün kontrol ediyorum, köklerini güçlendirmek için özel bir toprak karışımı kullandım, markası Organik Bahçe'ydi ve fiyatı 20 lira tutmuştu.
Pişmanlık dedikleri şey, bazen küçük detaylarda gizleniyor. O feslegenle geçirdiğim saatler, bana stres yönetimi dersi vermişti; yapraklarını budarken, zihnim rahatlıyor, hayatı daha sakin görüyordum. Şimdiki balkonumda, benzer bitkiler deniyorum, ama o ilk heyecanı yakalayamıyorum. Belki bir dahaki sefere, taşınırken önceliklerimi değiştiririm; kim bilir, belki de bu, yeni bir başlangıç olur. İşte, vazgeçtiğim şey tam olarak buydu, o basit ama anlamlı hobi parçası.
Şimdi düşünüyorum da, taşınma kararı tamamen aceleyle alınmıştı. Mayıs 2018'de, iş için İstanbul'a geçecektim, eşyaları toparlarken, onu da yanımda götürmeyi erteledim. Kamyonete sığmadı, zaten kökleri o kadar derinleşmişti ki, saksıyı bile taşımak zahmetli gelmişti. O gün, apartman bahçesine bırakmıştım, "Belki komşular bakar" diye umut etmiştim. Ama bir hafta sonra döndüğümde, kuruyup gitmişti, yaprakları sararmış, dalları kırılmıştı. O feslegen, benim ilk büyük başarım olmuştu; tohumu, bir yerel pazardan, 5 lira verip almıştım ve altı ayda neredeyse bir metreye ulaşmıştı. Şimdi, o balkonu hatırladıkça, içim burkuluyor.
Aslında pişmanlığım sadece bitkiyi kaybetmekle kalmadı, o süreçte öğrendiklerimi de ıskaladım. Mesela, 2019'da, bir bahçe kulübüne üye olsam, o fesleğeni nasıl çoğaltacağımı öğrenirdim. Kulüp, Ankara'daki Botanik Parkı'nda toplanıyordu, her ayın ilk Pazar günü, uzmanlar gelip pratik ipuçları veriyordu. Benimki gibi hobiciler, oradan ilham alıp kendi balkonlarını dönüştürüyorlardı. O zamanlar, iş yoğunluğundan kaçırdım, ama şimdi görüyorum ki, o deneyim, hayatıma daha fazla renk katabilirdi. Mesela, geçen yıl İstanbul'a taşındığımda, yeni balkonuma diktiğim reyhan, aynı hatayı yapmamı engelledi; onu her gün kontrol ediyorum, köklerini güçlendirmek için özel bir toprak karışımı kullandım, markası Organik Bahçe'ydi ve fiyatı 20 lira tutmuştu.
Pişmanlık dedikleri şey, bazen küçük detaylarda gizleniyor. O feslegenle geçirdiğim saatler, bana stres yönetimi dersi vermişti; yapraklarını budarken, zihnim rahatlıyor, hayatı daha sakin görüyordum. Şimdiki balkonumda, benzer bitkiler deniyorum, ama o ilk heyecanı yakalayamıyorum. Belki bir dahaki sefere, taşınırken önceliklerimi değiştiririm; kim bilir, belki de bu, yeni bir başlangıç olur. İşte, vazgeçtiğim şey tam olarak buydu, o basit ama anlamlı hobi parçası.
91